| En az bir düzine ağır silahlı Angelico üyesinin sevkiyatı koruyacağını düşünüyoruz. | Open Subtitles | نتوقع تواجد درزينة على الأقل من جنود الأنهليكوس المسلحين الذين يحرسون الشحنة. |
| En aşağı yarım düzine adam gelmiştir. | Open Subtitles | مجموعة. لابد أنها تحمل نصف درزينة من الجدد |
| Yarım düzine tarçınlı ve çikolatalı olanlarından alabilir miyim? | Open Subtitles | هل يمكننا الحصول على نصف درزينة من بسكويت الشيكولاته بالقرفة؟ |
| Öncü hava harekatındaki kayıp tahminleri minimum. En fazla bir düzine. | Open Subtitles | التخمينات الاولية للاصابة بالضربة الاولى هي درزينة تقريبا |
| Yani... onlarca belki 50 tane kanala çıkacak. Bunu yapmamız gerek. | Open Subtitles | درزينة , 50 ربما من القنوات تتسابق يجب علينا أن نفعل هذا |
| Gerçek şu ki, her gün bir düzine böyle tehdit alıyoruz. | Open Subtitles | وفي الحقيقة اننا نواجهه درزينة منها كل يوم |
| Hepimiz bir düzine aileydik. | Open Subtitles | درزينة من العوائل مجتمعة وعندما أتينا القرية الهندية |
| Ayrıca, yarım düzine ana sistemin parçalarını çıkarmak istiyorsunuz alt-uzay iletişimi de dahil. | Open Subtitles | بالإضافة الى أنك تريدين تفكيك الأجزاء لنصف درزينة من مفاتيح النظام الأخرى بما فيها اتصالات الفضاء الثانوية |
| Piyasada sadece onlardan bir düzine var. | Open Subtitles | يوجد منهم درزينة واحدة فقط في الكون بأكمله |
| Bak, bir düzine ülkede aranan birini yakalamamıza yardımcı oldun. | Open Subtitles | انظر، لقد ساعدتنا في القبضِ على رجلٍ مطلوبٍ في درزينة من الدّولِ. |
| Altı otel yöneticilerinden yeminli beyannamem ve bir düzine de oda hizmetçim vardır. | Open Subtitles | لدي شهادات مؤكدة لستة مدراء فنادق وأكثر من درزينة لعاملات النظافة |
| Eski Javier Acosta olsaydı bir düzine Metas piçinin bağırsaklarını yerlere dökerdi, ese. | Open Subtitles | خافيير أكوستا السابق كان سيترك درزينة من جثث الميتاس على الشارع. |
| Bir düzine insan düşmanlık yüzünden mi katledildi? | Open Subtitles | ذبح درزينة من الناس الابرياء من اجل ضغينة؟ |
| Ona yarım düzine fahişe gönderecektim. | Open Subtitles | حسناً ، كنت أفكر في أن أرسل له نصف درزينة من العاهرات. |
| Dünkü araştırmalarım son sekiz yılda yeni icatlara ait yarım düzine dikkate değer hırsızlık olayı olduğunu ortaya çıkardı. | Open Subtitles | توصلت بتحقيقاتي بالأمس أن هناك نصف درزينة من السرقات الملحوظة للأختراعات الحديثة خلال الأعوام الثمانية الماضية |
| Arkada yarım düzine adam seni bekliyor. | Open Subtitles | هناك نصف درزينة من الرجال بإنتظارك. |
| ...ve bir düzine ya da daha fazla ayı. | Open Subtitles | و درزينة من الدببة في هذه المنطقة |
| Yarım düzine el bombası... | Open Subtitles | لدينا نصف درزينة من القنابل اليدوية |
| Bir düzine istemem mümkün mü? | Open Subtitles | أريد درزينة من فضلك. |
| Aman Tanrım! Onlardan bir düzine var. | Open Subtitles | هناك درزينة منهم |
| onlarca belki 50 tane kanala çıkacak. Bunu yapmamız gerek. | Open Subtitles | درزينة , 50 ربما من القنوات تتسابق يجب علينا أن نفعل هذا |