| Ok zırhını delip geçmedi. Yere düştüğünde kendinden geçtin sadece. | Open Subtitles | السهم لم يخترق درعك, وعندما سقطت إرتطمت بالأرض |
| Bazen senin zırhını ödünç alıp avluda ordan oraya zıplar ve kılıcını çekip | Open Subtitles | بعض الأوقات يستعير درعك وكان يضرب بسيفك في الساحة متظاهرا ملوحا بسيفك |
| Hayatıma bir anlam katıyor. Senin Zırhın gibi. | Open Subtitles | أجل , إنه يعطي معنى لحياتي كما يفعل درعك المسلسل |
| Önerilen taktik: Zırhın ve silahların bütün kontrolünü bana ver. | Open Subtitles | إمنح لى السيطرة الكاملة على أسلحتك و درعك. |
| Mutlaka bakmanız gerekirse, kalkanın iç kısmını ayna olarak kullanın. | Open Subtitles | إذا وجب عليك أن تراها,استعمل الجزء الداخلي من درعك كمرآة |
| Ama saplamak istediğinde Kalkanını indirdin. Bu seni omuzdan boyuna açık duruma getirir. | Open Subtitles | لكنك تخفض درعك عندما تندفع هذا يتركك مكشوفاً من الكتف وحتى العنق |
| Cennetteki Babamız, sana teşekkür ediyoruz... şeytanın oyunlarına karşı durmak için dini Zırhınızı giyin. | Open Subtitles | اجدادنا بالسماء نحن نشكركم ضع درعك الروحي للوقوف ضد حيل الشيطان |
| Aslında sana bunu söylememem gerekir ama zırhının delinmez oluşundan dolayı: | Open Subtitles | أتعلم.. لا ينبغي عليّ أن أخبرك هذا، لكن بما أنّ درعك منيعة: |
| Adın ruhundur... kalkanındır. | Open Subtitles | اسمك هو روحك اسمك هو درعك |
| Diğerleri cesedi yağmalarken ben seni uzak bir tarafa götürüyorum ve orada deri zırhını çıkarmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | بينما يقوم الآخرون بنهب الجثث سأقودك إلى مكان معزول بينما أحاول أن أزيل عنك درعك الجلدي |
| Şimdi zırhını benim elektromanyetik frekansıma ayarla. | Open Subtitles | الآن ضع درعك ليطابق ترددي الكهرومغناطيسي |
| Neden birkaç önemsiz parçacık için zırhını giydin ki? | Open Subtitles | لماذا ترتدي درعك من أجل حفنة من الجزيئات الضعيفة؟ |
| Bazen, birisinin sana ateş etmesini durdurmanın tek yolu zırhını çıkarmaktır. | Open Subtitles | احيانا افضل طريقة لجعل أحدهم يتوقف عن اطلاق النيران عليك هي خلع درعك |
| Dünyaya karşı tek başına duracaktın ve Zırhın bu olacaktı. | Open Subtitles | نويتِ مواجهة العالم بمفردك، وذلك كان سيصير درعك. |
| Senin de Zırhın ağır; ama çok rahat hareket ediyorsun. | Open Subtitles | درعك ثقيل ومع ذلك تتحرك برشاقة |
| Biliyor musun, şu kalkanın harika. Denememin sakıncası var mı? | Open Subtitles | أتعرف، درعك الخاص مدهش، أتمانع إذا جربته؟ |
| Bakalım küçük kalkanın bunu durdurabilecek mi! | Open Subtitles | لنرى إن كان درعك الصغير يستطيع إيقاف هذا |
| Kalkanını düşürme, yoksa kafanı çan gibi çalarım. | Open Subtitles | ارفع درعك للأعلى والا سوف اسحق رأسك كـ الوسادة |
| Zırhınızı çıkarıp oku oradan almama izin verin. | Open Subtitles | إسمح لي أن أخلع درعك لأتمكن من إزالة السهم |
| Örneğin gözlerim zırhının içini görebilir. | Open Subtitles | على سبيل المثال، عيوني يمكن أن ترى مباشرة خلال درعك |
| Zırhınız hızlı olabilir fakat Hulk yakalayıcısı zırhı çok daha güçlü. | Open Subtitles | ربما يكون درعك أسرع لكن (قابض الهـــولــك) أقوي بمراحل |
| Kalkanınız sadece sizi savunan bir şey değildir, aynı zamanda bir silahtır da. | Open Subtitles | درعك إذن لا يصبح أداة دفاع فحسب فهو أيضاً سلاح |
| Sizin Zırhınızı, kalkanınızı, bacak Zırhınızı, miğferinizi kuşanmıştı. | Open Subtitles | -لقد ارتدى درعك و حمل ترسك ودروع سيقانك وخوذتك |