| Yakıtı kontrol ettim. Dönüşe yetecek kadar yok. | Open Subtitles | دققت الوقود ليس هناك بما فيه الكفاية لاخذنا الى الديار |
| Kayıtları kontrol ettim. Orada 10 yıldan uzun bir süredir oturuyormuşsun. | Open Subtitles | دققت بالسجلات وجدت انك تعيش هناك منذ عشر سنوات |
| Biliyor musun, altı farklı sağIık merkeziyle araştırdım, ve hiç birinde bir hayalet sürücü izi yok. | Open Subtitles | لقد دققت بستة مراكز طبية ولا أثر لسائقك الشبح بأي منهم |
| Güya 21 eyalette yasalaşması tartışılıyormuş... 50 tanesini araştırdım... | Open Subtitles | المفروض أن يكون تحت النقاش في 21 سلطة تشريعية رسمية؟ لقد دققت 50 فقط ليس هناك مثل هذا الفعل |
| Ve bu "NG" baş harfleri de ne? Bunu kontrol ettin mi? | Open Subtitles | و ماذا عن حروف اسمه الأولى هل دققت فى ذلك ؟ |
| Ama koy donmuş olsa bile, buz üzerinde zıplamadan önce kontrol ettin mi? | Open Subtitles | لكن هل حتى دققت إذا كان الخليج قد تجمد قبل أن تخرج على الثلج؟ |
| Randevu defterime baktım ve yarın 3'te Chinatown'da olacağım. | Open Subtitles | دققت بجدولي سأكون في الحي الصيني غدا في الثالثة |
| Eğer yeteri kadar yakından bakarsan burnunun nerede bittiğini ve boşluğun nerede başladığını söyleyemezsin, çünkü onlar birleşiktir. | Open Subtitles | نعم، لكن إن دققت النظر لن تعرف أين ينتهي أنفي و أين يبدأ الفراغ لأنهم متحدون كلهم |
| kontrol ettim. Haklıydın. Hastalık için hiç mazeret izni almamışsın. | Open Subtitles | لقد دققت وكنت محقا لم تأخذ يوما عطلة مرضية |
| Kamera sizin kaldığınız odadaydı. Rezervasyonu kontrol ettim. | Open Subtitles | هي كانت في الغرفة بقيت في الداخل دققت الحجز |
| Bunu kontrol ettim. Bütün kayıtlar doğruluyor. Ölü. | Open Subtitles | لقد دققت في ذلكَ وجميع السجلات تؤكد على وفاتها |
| Kayıtları az önce kontrol ettim. Bu kesinlikle o kadın! | Open Subtitles | لقد دققت في تسجيلات إستوديو الصورة أنها بالتأكيد لها |
| Bilemiyorum, ama mali durumunu kontrol ettim. | Open Subtitles | أنا لا أعرف, ولكني دققت في حساباته المالية |
| Garrity'nin bize, karısıyla ilgili söylediklerini araştırdım. | Open Subtitles | دققت في كل المعلومات التي أعطانا عن زوجته |
| Arayabildiğim bütün veritabanlarında Kellan Ashby'i araştırdım. | Open Subtitles | دققت " كالين آشبي " بكل سجلات البيانات |
| Biraz araştırdım ben de, aldattığı ortaya çıktı. | Open Subtitles | {\pos(190,200)} دققت في الأمر ، واتضح . أنه يقوم بخيانتها |
| Benim e-postamı kontrol ettin mi peki? | Open Subtitles | حسنا، هل دققت بريدي الإلكتروني؟ |
| Son kullanma tarihini kontrol ettin mi? | Open Subtitles | هل دققت على تاريخ الأنتهاء على أولئك؟ |
| Tandon, sen kendin bizzat her şeyi kontrol ettin mi? | Open Subtitles | تاندون ؟ هل دققت فى كل شئ بنفسك ؟ |
| İlçe kayıtlarına baktım, hastan gerçekten ölmüş. | Open Subtitles | حسناً, دققت بسجلات المقاطعة.. و.. مريضك مات! |
| Her yere baktım ama hiçbir yerde yok. | Open Subtitles | لقد دققت في كل مكان، ومن أي مكان. |
| Parçalanmış parmaklarını gizlemek için dolgulu eldiven giyiyor, fakat yakından bakınca farkedebiliyorsun. | Open Subtitles | انه يرتدي قفازات ليداري اصابعه لكن ان دققت النظر ستلاحظهم |
| Eğer yakından incelediysen, 11 kurbandan 8'inin cuma sabahı kaybolduğunu görmüşsündür. | Open Subtitles | ان دققت في الامر ستجد 8 من اصل 11 اختفين صباح يوم الجمعة |