| Az ileride yine başarısız bir Tavuk kümesi daha vardı. | TED | على بعد عدة ياردات كان هناك مشروع مزرعة دواجن لم تكتمل. |
| Eğer bu olay bir çeşit Tavuk ayaklanmasıysa ve adamı öldürmüşlerse onların yanında olacağım. | Open Subtitles | أتعلمين.. إن إتضح أنه كانت هناك ثورة دواجن للإطاحة بهذا الرجل فأنا بصفهن |
| Oldukça uzun bir süre, bir Tavuk fabrikasında çalıştı. | Open Subtitles | كانت تعمل فى مزرعة دواجن على ما أذكر |
| Kümes hayvanları taciri, balıkçı, öğretmenlik gardırop, belgeleme, eğitim gerektirir. | Open Subtitles | ، مثلاً كتاجر دواجن أو تاجر أسماك أو مدرس و هذا كان يتطلّب الملابس المناسبة لذلك و الوثائق و التدريب |
| Onlar çiftlik hayvanından ziyade, benim için birer kardeş gibi olmuştu. | Open Subtitles | كانوا أخوة و أخوات أكثر من مجرد دواجن |
| Tavuk çiitliğindeki Tavuklar, sağ kalmak için dua ediyorlar. | Open Subtitles | أنت هَلْ قلق؟ في مكان ما على a دواجن تَفْلحُ، a باقة الدجاجِ يَحْملُ a سهر صلاةِ. |
| Bir Tavuk kamyonundan düştük. | Open Subtitles | لقد سقطنا من شاحنة دواجن |
| Somerset Tavuk çiftliğinden yaklaşık bir mil uzakta. | Open Subtitles | إنها تبعد حوالي "ميل"* من مزرعة دواجن "سومرست" (الميل) يساوي 1609 متر) (* |
| Tavuk çiftliği mi? | Open Subtitles | مزارع دواجن! |
| Dudley, Arkansas'a atanan bir Kümes hayvanı müfettişiymiş. | Open Subtitles | كان جورج كيرنز مفتش دواجن فدرالي |
| Ben bir Kümes hayvanları uzmanıyım, yani denetlemek için buradayım. | Open Subtitles | أنا متخصص دواجن و أنا هنا للإشراف |
| Kümes hayvanları fetişiniz yoksa eğer! | Open Subtitles | ليس إن كان لديك ميول دواجن جنسية |
| Tarım yapıyoruz. çiftlik hayvanlarımız var. | Open Subtitles | نزرع المحاصل ولدينا دواجن |
| Tavuklar Kümes hayvanı. | Open Subtitles | ... الدجاجة دواجن ، الخنزير |
| Tavuklar harekatı! | Open Subtitles | مسيرةُ دواجن! |