| Aslında, Tayvan, Singapur, Şili gibi ülkeler, Sadece Çin'de değil, aslında göstermişlerdir ki, ekonomik büyüme, Demokrasi için bir ön koşuldur. | TED | في الواقع، دول مثل تايوان وسنغافورة وشيلي ليس فقط الصين , اظهرو بان بالفعل تقدمهم الاقتصادي هو شرط اساسي للدمقراطية |
| Bu yaklaşıma yasallaştırma diyoruz ve bu, ABD'de Nevada Eyaleti ve de Hollanda, Almanya gibi ülkeler tarafından kullanılır. | TED | ندعو تلك المقاربة بالتشريع، وهو مستخدم من قبل دول مثل هولندا وألمانيا ونيفادا في الولايات المتحدة. |
| Ve bugün dünyanın her yerinde Kuzey Kore ya da hatta İran gibi ülkeler tarafından kurulmuş siber savaş birimleri ile, bir siber silah yarışı görüyoruz. | TED | وعبر العالم اليوم، نحن نرى نوعا من سباق التسلح الإلكتروني ، مع وحدات الحرب الإلكترونية بنيت من قبل دول مثل كوريا الشمالية أو حتى إيران. |
| Devlet işletmesindeki yolsuzluğa Arnavutluk gibi ülkelerde - Yunanistan gibi demek bana düşmez - sadece modernizasyonla karşı gelinebilir. | TED | الفساد في إدارة الولاية في دول مثل البانيا-- و ليس لي الحق أن أقول مثل اليونان أيضا-- يمكن أن يحارب فقط بالتحديث. |
| Çin, Rusya ve Hindistan gibi ülkelerin listenin alt sıralarında olmaları aslında sürpriz değil. | TED | دول مثل الصين وروسيا والهند، وهم من الدول في أسفل التصنيف، حسنًا، قد لا يبدو ذلك مفاجئًا. |
| Bu durum deniz seviyesinden sadece 1 metre yüksekte olan Kiribati gibi ülkeler için çok ciddi bir durum. | TED | هذه النتيجة الخطيرة على دول مثل كيريباتي، كما تعلمون، أن متوسط الإرتفاع حوالي ما يزيد قليلاً عن متر فوق مستوى سطح البحر. |
| Bugün dünyanın en zengin ve huzurlu ülkelerine baktığınızda İsveç, İsviçre ve Japonya gibi ülkeler, bu ülkelerde güçlü bir milliyetçilik anlayışı olduğunu görürsünüz. | TED | إن نظرتم اليوم إلى أكثر الدول ازدهارًا وسلامًا في العالم، دول مثل (السويد) و(سويسرا) و(اليابان)، سترون أنهم يملكون توجه قومي قوي. |
| Ayrıca bu konu hakkında gerçekten stratejik düşünen İskandinavya'daki Finlandiya gibi ülkelerde ama ayrıca Çin ve Brezilya'da bu yatırımlarda hisse alıyorlar. | TED | وهذا، بالمناسبة، يحدث في البلدان التي تفكر في هذا الأمر بشكل استراتيجي، دول مثل فنلندا في المنطقة الاسكندينافية، ولكن أيضا في الصين والبرازيل، فهي تحاول الاحتفاظ بأسهم داخل هذه الاستثمارات. |
| Eger cidden bir yere varmak istiyorsak, karbon emisyonumuzun üstüne bir kapak koymak isteriz. Enerji kullanımını azaltmayı gerçekten istiyoruz. Hindistan gibi ülkelerde bu çözülmelidir. | TED | وإذا كنا نريد حقا الوصول إلى هذه النقطة نريد أن نضع حدا أقصى لانبعاث الكربون نريد خفض استخدام الطاقة فلا بد من حل هذه المسألة في دول مثل الهند |
| - Bu TÜRKİYE ve Fransa gibi ülkelerde kullanılan bir modeldir. | Open Subtitles | -بل هو نموذج يُستخدم في دول مثل تركيا وفرنسا. |
| Amerika gibi ülkelerin "Geride Çocuk Kalmasın" gibi şeyler yaptığını duyduk. | TED | "دول مثل أمريكا، وقد سمعنا أشياء من قبيل "عدم ترك أي طفل ورائنا |