| İstihbarat çözümleyicisi olarak daha zeki olmanı beklerdim. | Open Subtitles | كمحلل استخباراتي، ظننتك ستكونين أكثر ذكاءًا |
| Bizden zeki olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. | Open Subtitles | إنه يحاول الإثبات إنه أكثر ذكاءًا منا. |
| Senden çok daha çekici. Senden çok daha zeki. | Open Subtitles | إنها أكثر جاذبية منك أكثر ذكاءًا منك |
| Odadaki en zeki insan olup, mimikleri okumada usta olmak hileyse tamam, ben hilekarım. | Open Subtitles | لذا فإذا كان أمر كوني الشخص الأكثر ذكاءًا في الغرفة وكوني أستاذاً في قراءة وجوه الأشخاص الذين يغشون فحسناً إذن ، أنا غشاش |
| Gelecekteki dünyanın en zeki canlıları. | Open Subtitles | السكّان الأكثر ذكاءًا في العالم المستقبلي... |
| Duygusal olarak senden zeki olmam. | Open Subtitles | أنني أكثر منك ذكاءًا عاطفيًا |