| Eğer bunu başarabilirsem, belki o zaman diğerleri de beni affeder. | Open Subtitles | واذا استطعت ان افعل ذلك عندها ربما الاخيرين سيغفروا لي ايضاً |
| Bu yolu yaymak için eğitilmişler o zaman onları zaptetmenin yolunu bulmak zorundasınız | Open Subtitles | هم مُتَدَرّبون .. للسير في ذلك عندها يجب أن تطبق عليهم الخناق |
| Yeteneği, ve bunu anladığınızda, belki o zaman konuşacak bir şeyimiz olacak. | Open Subtitles | انه موهوب ،وعندما تعرفين ما معنى ذلك عندها ربما سيكون لدينا ما نتحدث بشأنه |
| Bir kez onlara ulaştık mı, diğer aşamayı o zaman düşünebiliriz. | Open Subtitles | ما أن نحقق ذلك , عندها سنفكر بالمرحلة المقبلة |
| o zaman onu kullanmalısın. Daha hoş. | Open Subtitles | أجل، حسناً عليك قول ذلك عندها فذلك أجمل بكثير |
| Onlara eşit muamele edeceğiz dedik ve işte o zaman kötü yönlerini su yüzüne çıkarmaya başladılar. | Open Subtitles | قلنا انه سنتاعمل معهم بالتساوي مع ذلك عندها بدئت المرأه بالتغير واظهار جوانبها السيئه |
| Onlara eşit muamele edeceğiz dedik ve işte o zaman kötü yönlerini su yüzüne çıkarmaya başladılar. | Open Subtitles | قلنا انه سنتاعمل معهم بالتساوي مع ذلك عندها بدئت المرأه بالتغير واظهار جوانبها السيئه |
| Eğer bunu yapabilirsek, o zaman tüm hayatımı balık tutarak geçirebilirim, ve artık trafik polisi olmak zorunda kalmam. | TED | لو إستطعنا عمل ذلك , عندها أستطيع أن أقضي وقتي في الصيد ولا أكون مضطرة لأكون ضابط مرور بعد ذلك . |
| o zaman beni tutup mikrofonu buldu. | Open Subtitles | ذلك عندها امَسكتْني ووَجدتْ الميكروفون. |
| Onu sevdiğini o zaman mı anlamıştın? | Open Subtitles | هل ذلك عندها تعلم أنك قد أحببتها؟ |
| Insanlar yazdığımı beğenir gibi oldu, bende bir kitap daha yazdım ve ondan sonra bir tane daha.Işte o zaman Hollywood arka kapımı çalmaya başladı. | Open Subtitles | أثار إعجاب الناس لذا ألفت كتاباً آخر ثم واحداً بعد ذلك عندها جاءت (هوليوود) و دقت على بابي |
| ...o zaman doğru kişi olduğunu anlarsın. | Open Subtitles | ذلك عندها تعرف بأنه صحيح... |
| Bunu yaparsak işte o zaman onlar gibi oluruz. | Open Subtitles | اذا فعلنا ذلك عندها . |