| Birisi seni o ayıcık ile görürse itibarın ne olur hiç düşündün mü acaba? | Open Subtitles | هل تدركين ماذا سيحصل لسمعتك لو رأك الناس مع ذلك الدب ؟ |
| Eğer bizimkiler seni burada görürse, bana epey kızabilirler. | Open Subtitles | هذا أقل مايمكننى القيام به. أذا رأك والداي سوف يغضبون مني. |
| Bu yeni suçlamalar başına dert olabilir çünkü Polis Şefi seni tören arabalarına kimyasal silahları yüklerken gördü. | Open Subtitles | حسنٌ , هذه التهم الجديدة ربما تثبت لأن رئيس الشرطة رأك رأك وأنت تُحمّل أسلحة كيميائية |
| Ve sen... Kardeşimi pencereden ittin çünkü seni kraliçeyle gördü. | Open Subtitles | وأنت ررميت اخي من النافذة لأنه رأك تضاجع الملكة |
| Sizi parkta yürürken görmüş. | Open Subtitles | يقول بأنّه رأك تمشي في المتنزه، سّيد جونز. |
| Mesajda seni uyarıyordu çünkü Dylan adlı birisi seni onun park yerinden ayrılırken görmüş. | Open Subtitles | تحذرك من أن تكون حذراً لأن شخص يدعى ديلن رأك تغادر من موقف سيارتها |
| Rafineride çalışmıyorsun. Uçakla gelmedin. Seni gören olmamış. | Open Subtitles | إنك لاتعمل في تكرير البترول و لم تجيئ طيراناُ, لكان رأك أحداً |
| Katilin seni gördüğünü ve o yüzden kaçtığını söyledi. | Open Subtitles | قال لي .. القاتل رأك , تم هربت |
| Tamam da bak, seni görürse, burada olduğunu hissederse, bunun ona neler yaşatacağını hakkında bir fikrin var mı? | Open Subtitles | حسنا اسمعي ان رأك ان هو احس بك هل لديك اية فكرة ماذا سيفعل به ذلك ؟ |
| Eğer o eleman seni göz delikleriyle görürse, camı kırarak içeri dalıyor, ve götünü göbeğini tekmelemeye başlıyor. | Open Subtitles | إذ أن هذا الرجل إذا رأك مع علبة محاجر عيونه تلك.. سيأتيك غاضباً من خلال النافذة وسيبدأ في إقتلاع عينيك. |
| Kırmızı ceketliler seni görürse bu görev | Open Subtitles | لو رأك أحد من أفراد الجيش البريطاني سيتم الغاء هذه المهمة |
| Demir Maymun seni görürse hazinemi bulur ve çalar! | Open Subtitles | إذا رأك القرد الحديدي ، سوف يجد كنزي ويسرقه! |
| Adrian bu yüzden hiç konuşmadı hiç anlatmadı-- Çünkü seni gördü. | Open Subtitles | هذا هو السبب أن أدريان لم يكن قادراً على التحدث عن هذا, او تذكره لأنه رأك أنت |
| Arabasını onun ofisine geri götürdüğünü kimse gördü mü? | Open Subtitles | هل رأك أحد تأخذ سيارتها الى مكتبها ؟ |
| O zaman, arkadaşım Tom, seni ve arkadaşlarını beyaza boyanmış... halde Ridges'in küllerinin etrafında dans ederken nasıl gördü? | Open Subtitles | (إذاً، لم رأك صديقي (توم و أنت مطلياً تماما باللون الأبيض مع أصحابك، و ترقصون حول رماد (ريدجز) ؟ |
| Çıktığını görmüş, sonra da güldü. | Open Subtitles | . لقد رأك و أنت تُغادر , و من ثم ضحك |
| Çünkü seni daha önce, Fransız Havayolları bekleme salonunda da görmüş... | Open Subtitles | لأنه رأك قبل ذلك في الطيران الفرنسي |
| Franco denen adam, yukarıda benim yatağımda uyuyor... ve küçük Robbie bana dedi ki, seni orada onunla görmüş. | Open Subtitles | ذلك الفتى (فرانكوا)نائم على سريري في الطابق العلوي والصغير (روبي) أخبرني باأنه رأك معه ناك |
| Bunları yaparken, Seni gören oldu mu? | Open Subtitles | هل رأك أحد تفعل هذا؟ |
| Seni gören bir tanığımız var. | Open Subtitles | لدينا شاهد عيان رأك هناك |
| - Seni gören oldu mu? | Open Subtitles | هل رأك اي احد ؟ |
| Biri seni bir klipte gördüğünü söylemişti. | Open Subtitles | قال احد ما انه رأك في فيديو كليب |
| Seni gördüğünü söyleyen tek kişi Junior'dı. | Open Subtitles | والشخص الوحيد الذي قال بأنه رأك هو ريبنه الابن "جونيور |