| Biraz önce küresel bir harita gördük ve üzerindeki geçen sene yaptığımız deniz yolculuğuydu. | TED | رأينا للتو خريطة عالمية، و رحلتنا الإستكشافية كانت شاملة من السنة الماضية |
| - İnsanoğlunun ilk defa ışınlandığını gördük. | Open Subtitles | لقد رأينا للتو من تحريك تخاطر الأولى للإنسان. |
| Albay O'Neill, Felger. Az önce bir al-kesh gördük. | Open Subtitles | كولونيل أونيل، فيلجر لقد رأينا للتو سفينة الألكيش |
| Az önce senin 1985 yılında çekilmiş bir fotoğrafını gördük. | Open Subtitles | -لقد رأينا للتو صورة لك في 1985. -لم يكن ذلك أنا. |
| Az önce süpheli elimizden kaçti. | Open Subtitles | أجل، لقد رأينا للتو المشتبه به. |
| Bunu iyi dinleyin. Daha şimdi, Çiftçi Pazarı'ndaki barınakta harika bir köpek gördük. | Open Subtitles | حسناً، أنصتوا لقد رأينا للتو كلباً رائعاً |
| İtfaiyeci kılığına girmiş iki yakışıklıyı gemiye binerken gördük. | Open Subtitles | رأينا للتو رجلان مثيران مرتديان ملابس الإطفاء يصعدون الباخرة |
| Camdan düşecek. Bir adam gördük. | Open Subtitles | لقد رأينا للتو رجل يتدلى من النافذة |
| Spock! Yeni bir hayat türünün başlangıcını mı gördük? | Open Subtitles | سبوك)، هل رأينا للتو بداية) مظهر جديد للحياة ؟ |
| Edwards, Lewis ve Clark'ı gördük. | Open Subtitles | (ادورد ) , لقد رأينا للتو ( ليويس) و (كلارك) |
| Bunu söylediğim için keçileri kaçırdığımı zannedebilirsin, ama Clark ve ben bir uzay gemisi gördük. | Open Subtitles | ستريدين أن تحبسيني عندما أخبرك بهذا لكننا أنا و (كلارك) رأينا للتو سفينة فضائية |
| Dermot Mulroney'i gördük, çok normal, sıradan bir insandı. | Open Subtitles | تعرفين, لقد رأينا للتو (ديرموت مولروني) هو يبدو مثل شخص عادي رجل عادي تماماً |
| Az önce şüpheli elimizden kaçtı. | Open Subtitles | أجل، لقد رأينا للتو المشتبه به. |