| Akrobatik bir okçu için çantada keklik olduğumu bütün şehrin öğrenmesini istemem. | Open Subtitles | حسنا,غالبا لا اريد لكامل المدينة ان تعرف انى جلست ساكنا امام حيل رامى السهام |
| - Seni okçu sanıyordum. - Öyleyim. | Open Subtitles | اعتقدت انك رامى نعم انا كذلك |
| Herkül'ün sorunu çok iyi bir okçu olmasına rağmen aslanın derisinin oklara karşı çok dayanıklı olmasıydı. | Open Subtitles | المشكلة بالنسبة لـ (هرقل) بالرغم من انه كان رامى سهام بارع إن جلد الأسد لا يتأثر بسهامه |
| Böyle devam ederse tüm müfrezedeki en iyi nişancı olacak. | Open Subtitles | ان حافظ على هذا المستوى سيؤهّل أن يكون أفضل رامى فى الفصيلة بأكملها |
| nişancı ölmeliydi çünkü ilerki planlarınız için çok fazla şey biliyordu. | Open Subtitles | الان , الاشخاص الذين خططوا لذلك بحاجة الى انشاء رامى لدية دراية حول تحركاتك |
| Mükemmel bir nişancıyım. | Open Subtitles | انا رامى بارع انا دائما |
| Senin şansına, mükemmel nişancıyım. | Open Subtitles | من حسن حظك انى رامى ممتاز |
| Sagittaron okçu. | Open Subtitles | ... (ساجيتارون) رامى السهام |
| Ayrıca keskin nişancılar profesyonel atıcılardır, bu adamlar keskin nişancı değil. | Open Subtitles | بالاضافة الى ذلك , القناص هو رامى محترف . |
| - Canavar gibi keskin nişancı. | Open Subtitles | - وهو رامى ماهر |