| Dörtgen, kare ya da dikdörtgen gibi dört kenarlı şekillerdir. | Open Subtitles | رباعي الأضلاع هو شكل ذو أربعة أضلاع مثل المستطيل والمربع |
| Örneğin, dört tempolu bir sistem elde etmek için kapalı tempoları, iki tempolu bir temel ritim ile birleştirebiliriz. | TED | على سبيل المثال، يمكننا جمع إيقاع أساسي ثنائي النغمة مع نغمات منخفضة، لنحصل على نظام رباعي النغمات. |
| Leğen kemiğindeki eklemlerin ve omurganın kıvrımlı ve dik oluşu türün dört ayaklı olabileceğini gösteriyor. | Open Subtitles | الحزام الحوضي للنموذج و العمود الفقري متقوس وعمودي يشير أن النوع ربما من رباعي الأرجل |
| Ve anladım ki bu bireyler etraflarındaki diğer insanlarla dörtlü bağlar oluşturacaklar. | TED | ثم أدركت أن هؤلاء الأفراد سيصبحوا في رباعي مع زوجين آخرين من الناس القريبين. |
| Birliklerinizi ilerletin. dörtlü sıralar halinde saldıracağız. | Open Subtitles | ايها السادة, قودوا قواتكم سوف نهاجم برتل رباعي |
| Şirketim Quad - Carbon'a K ve F danışmanı olarak tutuldu. | Open Subtitles | إن شركتي هم مستشارو (رباعي الكاربونِ) المسؤلون عن (كي و آر)ِ |
| Belki de koordinat ya da öyle bir şeydir, ama dört boyutludur. | Open Subtitles | ربما احداثي من نوع ما و لكنه رباعي الأبعاد ..بعض ال |
| Benim modellememe göre gözlemci, dört katmanlı biyo-beden giysisinin içindeki ruhtur. | Open Subtitles | بنظري.. المراقب هو الروح.. داخل جسدنا الحيوي رباعي الطبقات. |
| İlk gösterimizde, test objemizi dört boyutlu uzayda 100 milisaniye ileriye kaydırmaya çalışacağız. | Open Subtitles | في شرحنا الأول سنحاول بنقل مادة إختبارنا مائة ميلي ثانية للمستقبل في مكان رباعي الأبعاد |
| Yani orijinal tasarımda depoda dört telli 600 voltluk transformatör var. | Open Subtitles | حسناً بالمخططات الأصلية، يوجد محول في القبو رباعي الأسلاك ويولد 600 فولت |
| Bu aynı, temel, dört misli örüntüyle, yaşam; çarpıcı bir çeşitlilikte evrimleşmekte özgürdü. | Open Subtitles | انطلاقاً من النموذج رباعي التضاعف الأساسي نفسه أصبح هناك حرية لنشوء تنوع مدهش من الحياة |
| O zaman dünyanın üç boyutlu değil, dört veya daha fazla boyutlu olduğunu gösterebilirsiniz. | Open Subtitles | ثم ستكون قد برهنت بأن العالم ليس ثلاثي الأبعاد، بل رباعي الأبعاد أو أكثر |
| Sonra hepimiz bir araya gelip tuhaf bir dörtlü sevişme yapardık. | Open Subtitles | وثم يمكننا جميعاً العودة معا لشخص غريب رباعي العلاقات، |
| dörtlü cinayeti çok saçma bir savunmayla bağladın. | Open Subtitles | لقد تسببت في حصول قاتل رباعي على حق الدفاع بداعي الجنون |
| Ve ortaya çıktığında hep dörtlü bir düzende çıkıyor. | Open Subtitles | وحين تتجلّى، تتقيد دومًا بنمط رباعي. |
| Sanırım dörtlü demek istedin. | Open Subtitles | أظنك تقصد رباعي |
| Quad - Carbon iyi paralar kazanmaya geldi ama çuvalladılar. | Open Subtitles | َ(رباعي الكربون)َِ جاءوا إلى هنا للبحث عن فرصة محظوظة ونحن لا نتحرك |
| Gümüş renkli cipti, Lexus marka sanırım. | Open Subtitles | أوه، أنها كان لون السياره فضه وكانت دفع رباعي لكزس، على ما أعتقد. |
| Taşımak için en azından bir sportif arazi aracı veya ufak kamyonete ihtiyacı var. | Open Subtitles | والآن على الأقل، هو بحاجة إلى شاحنة أو سيّارة دفع رباعي لنقلها |
| Bu sabah verandasındaki yaylı sazlar kurteti konseriyle uyandı. | Open Subtitles | هذا الصباحِ، هي صُحّيتْ مِن قِبل a رباعي وتري على سقيفتِها. |
| "Profesör, ben kuartet kurmaya karar verdim ve sizden çellocu olmanızı istiyorum." | Open Subtitles | "أيّها البروفيسور لقد قرّرت تشكيل رباعي, وأريدكَ أن تكون عازف "التشيلو". |
| Bunun anlamı, diş kurbanımıza ait değil ve tetracycline, kronik akne tedavisinde kullanılır. | Open Subtitles | مما يعني أن السن ما كانت لتكون من ضحيتنا بما رباعي السيلين يستعمل لعلاج حب الشباب المزمن |