| Ya da Belki Tanrı seninle karşılaşacağımı biliyordu ve bunu fırsat gördü. | Open Subtitles | أَو ربما الله عرف أننى أريد رؤيتك وقدر الفرصة. |
| Belki Tanrı beni size gerçeği anlatıncaya kadar yaşatır. | Open Subtitles | ربما الله أبقاني على قيد الحياة لكي أكشف لكم الحقيقة |
| Belki Tanrı beni görmüyor, umursamıyor çünkü vaktine değmem. | Open Subtitles | ربما الله لا يراني، أو لا يكترث، لأني لا أستحق إضاعة وقته. |
| Belki Tanrı benim kendime planladığımdan, daha fazlasını düşünmüş benim için. | Open Subtitles | ربما الله... لديه خطط أكبر لي مما أنا أمتلك لنفسي... |
| Belki de Tanrı falan yoktur. | Open Subtitles | ربما الله غير موجود. |
| Belki Tanrı onu olduğu gibi istiyordur. | Open Subtitles | ربما الله يريده بمثل ماهو عليه |
| Belki Tanrı bu karanlığı aydınlatmak için ışık tutmaktadır efendim. | Open Subtitles | ربما الله يسلط شعاع من أشعة الشمس |
| Şimdi Belki Tanrı taraf değiştirir. | Open Subtitles | الآن ربما الله سيغير الجهات |
| Belki Tanrı bize serin bir esinti bahşeder. | Open Subtitles | ربما الله يزودنا بنسيم بارد |
| Belki Tanrı yanımızdadır ve bana bir işaret veriyordur. | Open Subtitles | ربما الله هنا ... و وهو يعطيني علامة |
| Belki Tanrı göndermiştir. | Open Subtitles | ربما الله? |
| Belki de Tanrı falan yoktur. | Open Subtitles | ربما الله غير موجود. |