| Yani Vali haklı çıkmıştı. Ama gün içerisinde, şehirden bir adam geldi onun yanıldığını söyledi bu yüzden adamı vurdular. | Open Subtitles | فشعر العمدة أنه على حق، ولكن بالنهار جاء رجل من المدينة وقال للعمدة أنه مخطيء وأنه قد يُقتل على فعلته |
| Arkasındaki adam "Bir zamanlar Kremenchuk'lı bir adam vardı" mı? | Open Subtitles | هل هو الرجل الذي قال كان هناك رجل من كريمنشوك؟ |
| Kamu Bütünlüğü Biriminden bir adam az önce ofisimden ayrıldı. | Open Subtitles | لقد غادر مكتبي قبل قليل رجل من مكتب النزاهة العامة |
| bir adamı gökyüzünden atmak için mükemmel bir silaha benziyor. | Open Subtitles | يبدو أن السلاح المثالي لاطلاق النار على رجل من السماء. |
| Buralı bir adamla birlikte yollarda geçirdiğim yazdan esinlenerek yazdığım şarkılar. | Open Subtitles | مستوحاة من الصيف على الطريق في جولة مع رجل من هنا |
| Cava Adası'ndan bir adam geldi, yeni bir organik tarım çeşitiyle. | TED | جاء رجل من جافا بنوع جديد من الزراعة العضوية |
| Mesela Leslie Chew, soğuk bir kış gecesi dört battaniye çalan Teksas'lı bir adam. | TED | انظر إلى ليزلي تشو، الذين كان رجل من تكساس الذي سرق أربعة بطانيات في ليلة شتاء باردة. |
| Biliyor musun, yaklaşık altı ay önce bir adam banyoda sabuna basıp düştü, kafasını vurup boğuldu.. | Open Subtitles | أتعلمين,من ستة أشهر مضت إنزلق رجل من الصابون فى البانيو فى منزله و إنكسر و غرق |
| Bölüğünüzdeki herhangi bir adam bizim sınırı geçebildi mi? | Open Subtitles | هل تخطى اي رجل من فصيلتك أسلاكنا الشائكة؟ |
| Bu kapıcıya taşradan bir adam gelir... Adam kanundan içeri girmek ister. | Open Subtitles | يأتي رجل من الريف' ويلتمس الدخول إلى القانون |
| Sıradan bir adam bütün klan önünde beni küçük düşürdü. | Open Subtitles | رجل من العشيرة قد تحداني وتحدى العشيرة جمعاء |
| Nil'in bir adamı, Gösterişin, gizemin ve hayalin adamı, 1880'lerde ilkin Mısır'a sonrada dünyaya meydan okuyarak yükseldi. | Open Subtitles | رجل من النيل رجل الرؤية والغموض والغرور ، انتفض فى عام 1880 ليتحدى مصرأولا ثم العالم كله |
| Şu anda Puerta de Fuego'da Pinkerton'ların bir adamı var. | Open Subtitles | هنالك رجل من "وكالة بينكرتون" الأن .في "بويرتا دي فويغو". |
| Yani böyle bir adamı elimde tutacak neyim var ki? | Open Subtitles | أعني، ماذا لقد _ إلى إبقاء رجل من هذا القبيل؟ |
| Galler savaşı kazansaydı eğer, kendi ırkımdan bir adamla evlenir ve... babamın kalesinde olurdum. | Open Subtitles | لو انتصر الويلزيون بالحرب، لكنت قد تزوجت من رجل من بني عرقي بقلعة أبي |
| FBI'dan biri gelip sorular sormaya başladı. | Open Subtitles | رجل من الأف بي آي ظهر و بدا في السؤال |
| Bulunması zor birisiniz, Bay Maynard. Siz de kimsiniz? | Open Subtitles | أنت رجل من الصعب العثور عليك , سيد مينارد ومن تكون أنت ؟ |
| Hiç bir erkek, Yukarı Batı Yakasında klasik altılıyı satın almaz. | Open Subtitles | ليس هناك رجل من الممكن أن ..يبتاع شقة فى الحى الشرقي بهذا الشكل |
| Avustralya'da yerli bir adamın itibar ve gururla çocuk yetiştirme denemeleri ve zaferlerinden bahsedişini dinleyebilirsiniz. | TED | يمكنكم سماع رجل من السكان الأصليين في استراليا يتحدثُ عن المحاولات والانتصارات لتربية أولاده في كرامة وفخر وكبرياء. |
| - Sen bulunması zor bir adamsın. | Open Subtitles | أنت تعلم أنك رجل من الصعب إيجاده لا،لست كذلك |
| Böyle bir erkekle tanışmak ne kadar zor biliyor musun? | Open Subtitles | هل تعرف كم هو صعب لتلبية رجل من هذا القبيل؟ |
| İnsanların çoğu elinde silah olan bir adama kendilerini vurmasını söylemezler. | Open Subtitles | مسلّح رجل من يطلبون لا الناس معظم عليهم النار يطلق أن |
| Kral olduğunu iddia eden birisi Caesar'a karşı geliyor demektir! | Open Subtitles | أي رجل من يدّعى لكي يكون ملك ! يتحدى القيصر |
| Aynı kanı taşıyan biriyle oldu. | Open Subtitles | بعد أن رمت بنفسها بين احضان رجل من نفس دمها |
| Evet ama neden bir şeytan ruhsuz birinin peşine düşsün ki? | Open Subtitles | أجل, لكن لما قد يسعى شيطانٌ خلف رجل من دون روح؟ |
| Hayatım, burası Sutton malikanesi. Bense sadece California'dan gelmiş polis tarafından aranan bir adamım. | Open Subtitles | هذا قصر ساتن.أنا مجرد رجل من كاليفورنيا مطلوبة من قبل الشرطة. |