| böylece günümüz köleliğine yolculuğum başladı. | TED | وهكذا بدأت رحلتي إلى عبودية العصر الحديث. |
| Programlama ve teknoloji dünyasına kişisel yolculuğum daha 14 yaşımdayken başladı. | TED | بدأت رحلتي إلى عالم البرمجة والتقنية في عمر الرابعة عشرة. |
| Uçuşumu yarına erteledim. Yine erteleyebilirim- | Open Subtitles | ارجأت رحلتي إلى الغد يمكنني إرجاؤها ثانية... |
| Uçuşumu yarına ertelettim. | Open Subtitles | غيّرت موعد رحلتي إلى الغد |
| Bir de Tallahassee'ye ziyaretimi iptal ettiğimi söylemek istiyorum. | Open Subtitles | وأيضاً، أود أن أقول أنني سوف ألغي رحلتي إلى (تالاهاسي) |
| Bir de Tallahassee'ye ziyaretimi iptal ettigimi söylemek istiyorum. | Open Subtitles | وأيضاً، أود أن أقول أنني سوف ألغي رحلتي إلى (تالاهاسي) |
| Alo. Çin seyahatimi iptal edin. | Open Subtitles | مرحبا ألغي رحلتي إلى. |
| İyileşme yolculuğum sevgi ve mutlulukla doluydu ama ağrısız değildi. | TED | كانت رحلتي إلى الشفاء مليئة بالحب والفرح، ولكنها لم تخلُ من الألم أيضاً. |
| yolculuğum beni Enoosaen'in dışına ve Enoosaen'e geri dönmeye yönlendirdi. | TED | قادتني رحلتي إلى خارج إنوسين وإليها مرة أخرى. |
| Los Angeles'a kadar olan deniz yolculuğum boyunca çalışmak istiyorum. | Open Subtitles | من المفترض أن أقوم بعمل من أجل رحلتي إلى لوس أنجلةس |
| Benim bu sahneye yolculuğum Amerika'ya 17 yaşındayken geldiğimde başladı. | TED | رحلتي إلى هذا المسرح بدأت حين أتيت إلى أمريكا في عمر الـ17 . |
| Lanetlenmeye doğru yolculuğum canavar tarafından yutulduğumda başladı. | Open Subtitles | رحلتي إلى الإدانة بدأت عندما ابتلعني{\pos(195,220)} الوحش في جوفه{\pos(195,220)} |
| Londra Uçuşumu cenazeden sonraya ertelemeye karar verdim. | Open Subtitles | قررت تأجيل رحلتي إلى (لندن) حتى نهاية مراسيم الجنازة |
| Az kalsın Londra seyahatimi iptal ediyordu. | Open Subtitles | -كاد أن يلغي رحلتي إلى لندن |