| ve Dizlerim pantalonumun içinde kanıyordu ve soğuktan ve acıdan dolayı halüsinasyonlar görüyordum. | TED | كانت ركبتاي حينها تنزفان عبر بنطالي، وكنت أهذي من البرد والألم والملل. |
| Kalbim atıyor, ağzım kupkuru, Dizlerim de jöle gibi. Kendimi çok iyi hissediyorum. | Open Subtitles | قلبي يدق بقوة,ركبتاي كما الهلام انه احساس عظيم |
| güzel bir kadınla konuştuğumda bana birşeyler oluyor.Dizlerim jöleye dönüyor. | Open Subtitles | يصيبني شيئ عندما أتحدث لإمرأة جميلة، ما إن تضع عيناها علي تصبح ركبتاي كالجيلو |
| dizlerimin üstüne çöküp kalman için yalvarmamam lazım. | Open Subtitles | سأوقف نفسي عن النزول على ركبتاي و التوسل لك لتبقى |
| Geçen hafta, uyku çoraplarım kurutma makinesinden yumuşacık çıktı ve dizlerimi hiç ağrıtmadı. | Open Subtitles | الأسبوع المنصرم , جواربي الخاصـة بالنوم خرجت من المجفف و هي ناعمـة للغايـة و ركبتاي لم تؤلمـاني طوال اليـوم |
| Dizlerime ve kalçama birileri kum döküyor gibi hissediyorum. | Open Subtitles | ركبتاي و فخذاي أشعر و كأن أحداً صب رملاً بمفاصلي |
| Yaşlanmış Dizim yine ağrımaya başladı. | Open Subtitles | ركبتاي المهترئتان عادت تؤلمني مجدداً |
| Winchesterlar burada ve Sam ve Dean tarafından dizimin parçalanmasını istemiyorum. | Open Subtitles | أنا لا أريد أن تتفجر ركبتاي بسبب سام و دين. |
| Her gece diz çöküp Tanrıya "Tanrım onu eve sağ salim döndür." diye dua etmekten Dizlerim yara oldu.. | Open Subtitles | ..سأخبرك بذلك, ركبتاي جفّت لأني كنت راكعة عليهما كل ليلة أصلي لله.. يارب, أعده إليّ سالماً |
| Dizlerim çözüldü ve yere düşerken altıma pisledim. | Open Subtitles | إلتوت ركبتاي و سقطت على الأرض و تغوطت في بنطالي |
| Yapardım ama korkarım arabanın altı yere çok yakın. Dizlerim müsade etmez. | Open Subtitles | أرغب بذلك، لكنني أخشىّ مع ركبتاي ستكون قريبة جدًا من الأرضية. |
| Dizlerim titriyordu. | Open Subtitles | وصدقني، أخذت ركبتاي في التخبط. |
| Dizlerim iyileşecek miydi, bilmiyordum. | Open Subtitles | لم أكن أعلم ما إن كانت ركبتاي ستشفيا |
| Çok gergindim. Dizlerim titriyordu. | Open Subtitles | أنا متوترة للغاية، ركبتاي كانتا ترتعشا |
| Çok gergindim. Dizlerim titriyordu. | Open Subtitles | أنا متوترة للغاية، ركبتاي كانتا ترتعشان |
| Üç ay bok taşıyıp günün beş saati dizlerimin üzerinde oturunca dünyaya geri dönüp biraz katkıda bulunmaya karar verdim. | Open Subtitles | بعد حمل الهراء لمدة ثلاث شهور والجلوس على ركبتاي لمدة 5 ساعات في اليوم لقد أقتنعت في العودة للعالم و القيام بشيء جيد |
| Evet, dizlerimin üzerinde yaparım. | TED | حسناً, سـ أركع على ركبتاي وافعله |
| Düşünmek bile dizlerimin bağını çözüyor. | Open Subtitles | مجرد التفكير بذلك يجعل ركبتاي ترتجفان |
| Ama orada çölde ellerimi ve dizlerimi ölü bir yengeç gibi tırmalayan beni mağaraya çağıran bir şey vardı. | Open Subtitles | لكنه كنت هناك،في الصحراء زاحفاً على يدايّ و ركبتاي مثل مجفف السرطان... و بعدها أخذت إلى كهف |
| dizlerimi de? | Open Subtitles | هل تحب ركبتاي أيضا؟ |
| Lütfen, size yalvarıyorum. Dizlerime çöktüm. Lütfen. | Open Subtitles | ارجوك, ارجوك اتوسل اليك انا راكعة على ركبتاي ويداي |
| Ben anlarım ama. Dizim sabahtan beri sızlıyor. | Open Subtitles | أنا أعلم ، ركبتاي ترجفان طوال الصباح |
| Belirtmeliyim ki dizimin arkasında egzama var. | Open Subtitles | فقط أردتكِ أن تعلمي أنه لدي مرض جلدي خلف ركبتاي |
| Beni ateşe mi atacaksın yani? | Open Subtitles | تريد أن تقطع ركبتاي ؟ |