| Garsonlardan biri sos koyarken birkaç damla kırmızı sıvıyı Stalin'in kum rengi ceketine döktü. | Open Subtitles | وقام أحدهم، بينما كان يصب الصلصة بإسقاط بعض الصلصة الحمراء على سترة ستالين ذات لون رملي |
| Tam salonun burasına insanlar ve hayvanlar oynasınlar diye kum bahçesi koyacağız. | Open Subtitles | سوف نضع صندوق رملي كبير في وسط الصالون كي يستطيع الناس والحيوانات اللعب فليكن |
| Dokuz sene sonra... kamp gezisinde olan küçük bir çocuk... kum havuzunda üç tomar para buldu. | Open Subtitles | إذاً بعد 9 سنوات اكتشف أحد فتيان رحلة كشافة ما ثلاث حزم من المال في ملعب رملي |
| Deniz topu oynayan bir kaç kadın ortalarında kumdan kale yapan küçük bir kız. | Open Subtitles | إمراتين يلعبان بكرة الشاطئ وفتاة صغيرة بينهم تبني قصر رملي |
| {\cH00FFFF}Yerine vahşi bir Kaliban; kıçı kumlu bir Dionysos geldi. | Open Subtitles | في الأجنحةِ a مكانه وحشي Caliban، a رملي أثقلَ ديونيسوس، |
| kumral at kuyruğu saçları var. | Open Subtitles | ان لها شعر رملي اللون و تربطه على شكل ذيل حصان |
| - Daphne, Daphne. tümsek. Tümseğe dikkat et! | Open Subtitles | دافني ، دافني ، فخ رملي ، فخ رملي ماذا ؟ |
| - O bir kum tilkisi budala! | Open Subtitles | - إنه ثعلب رملي أيتها السخيفة ! -انظروا لهذا الفأر |
| Umarım evimiz kum çukuru olur. | Open Subtitles | أتمنى بأن يجعلون بيتنا فخ رملي |
| kum sopasız kalmış benim karşımda dev bir kum kapanı gibi o. | Open Subtitles | إنها مثل فخّ رملي عملاق، وأنا بدون عصا. |
| - kum taşı McKeane'in ... | Open Subtitles | حجر رملي و اوكسيدات حمراء ثقيلة |
| Biri zift diğeri kum. | Open Subtitles | لا أدري الأول من ازفلت والثاني رملي ؟ |
| Chewbacca nevresim takımım vardı ve kum havuzumu da Tatooine'e çevirmiştim. | Open Subtitles | كانت عندي ملاءات "تشوباكا"، وحولت رملي إلى "تاتوين" |
| -Evet. mermi delikleriyle yapılmış bir kum resmi. | Open Subtitles | -نعم. إنه رسم رملي بثقوب من الرصاص |
| kum olabilir mi? | Open Subtitles | هل هو رملي اللون؟ |
| Bu tıpkı Yuma'da kum fırtınasına tutulmak gibi bir şey. Boston'da okuduğum bir kitap gibi! | Open Subtitles | (هذا أشبه بركوب أعصار رملي في (يوما (كما قرأت عنه من كتاب عندما كنت في (بوستن |
| Kocaman kum taşlarından kestiler onları. | Open Subtitles | بنوها من افضل حجر رملي هنا |
| Geçen ay bir partide adamın teki kumdan devasa bir heykel yaptı... | Open Subtitles | في حفل الشهر الماضي، قام أحد الأشخاص بصنع تمثال رملي عملاق... |
| Neden her kumdan kaleye benim de katılmam gerekiyor? | Open Subtitles | لمادا كل حصن رملي يتطلب مشاركــتي |
| Ayrıca bu yumurtalar kumlu ve lezzetsiz. | Open Subtitles | بالإضافة إلى أن هذا البيض رملي وعديم الطعم |
| Aramalar kapı kapı ve Çocuklara Yönelik Suçlar Birimi koordinasyonunda yapılıyor. Tarife göre çocuk yaklaşık olarak 90 cm uzunluğunda ve kumral saçlı. | Open Subtitles | "بين أعضاء قسم الجرائم ضد الأطفال ، مواصفات الفتى هو طول 3 أقدام ، ولديه شعر بني رملي" |
| Pekâlâ, tümsek. | Open Subtitles | حسنا إذا ، فخ رملي |