| Öldüğümü düşündün ve beni önemsiz bir şeymiş gibi atabileceğini mi sandın? | Open Subtitles | ظننتَ أني رحلت، لذلك ظننتَ أنّه يمكنُك رميي كأنّي شيءٌ غير مهم |
| beni kendi evimden atma hakkını nereden bulduğunu bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أدري ما الذي يجعلك تعتقد أنك تستطيع رميي خارج منزلي |
| beni dikkatlice dinle, Kağıt gibi sil beni # #beni etraftan atamadın, Ürkütme beni! | Open Subtitles | إنه دودو إسمعني عن قرب إفردني كالورقة لا يمكنك رميي في المكان ولا يمكنك طردي |
| Kendimi bırakınca beni tutacağını bilmek güzel. | Open Subtitles | من اللطيف أن أعرف أنه حين يتم رميي ستكون موجوداً لتمسك بي |
| Trenden beni atmak istedi. Boynu kırıldı. | Open Subtitles | لقد كان يحاول رميي من القطار لكنّه كسر عنقه عوضاً عن ذلك |
| Üç ay sonra beni götürdüler... buradaki gözaltı merkezine. | Open Subtitles | بعد ثلاث اشهر تم رميي في مركز الاعتقال هذا |
| Ayrıca 15. sayfada beni tuvalete atıp sifonu çektiğinizi fark ettim. | Open Subtitles | و أيضاً لا حظت أنه في الصفحة الـ 15 يتم رميي في المرحاض |
| Ayrıca burada olduğunu düşünüyorum çünkü kasabanın yarısı birden beni ölümüme atmaya karar verseydi ben burada olmak isterdim. | Open Subtitles | وأنا أعتقد بأنه هنا لأنه إذا كان نِصف سكان البلدة فجأة يريدون رميي إلى موتي هذا المكان الذي أرغب بالتواجد فيه |
| beni bir hücreye kapatarak durduracağını mı düşünüyorsun? | Open Subtitles | أتظنّ إنّ رميي في الحبس الإنفرادي سيوقفني ؟ |
| Nasıl dışlandığım ve beni kapı eşiğinde gören kilisenin bulduğu bana cehennem azabı yaşatan aile hakkında | Open Subtitles | كيف قد تم رميي,وقد وجدوني امام باب الكنيسه وجدوا لي عائله لتربيني تحت وطأة الكتاب المقدس |
| - Alman İstihbaratı beni hapse tıkmaya can atıyor. | Open Subtitles | جهاز المخابرات الألماني سيحبّ رميي في السجن |
| Hey, eğer beni öpmeyeceksen şarjörü üzerime boşaltmaya ne dersin? | Open Subtitles | يا، إذا أنت لن أعطني قبلة ماذا عن رميي a مجلة؟ |
| Sekiz sene... sekiz sene, beni bir hiçmişim gibi kovdular. | Open Subtitles | ثمانية سنوات وفي النهاية يتم رميي هكذا وكأن شئ لم يكن I'm sorry. |
| beni tekrar mutfağından atmayı mı düşünüyorsun? | Open Subtitles | هل تفكر في رميي خارج المطبخ مجددا؟ |
| beni şu deliğe fırlatabilir misin? | Open Subtitles | هل يمكنك رميي إلى تلك الفتحة ؟ |
| beni tekneden atmak istiyorsan, at. | Open Subtitles | ...تريد رميي من على القارب فلترمني من عليه |
| Tamam, kabul. beni köprüde bırakmalıymış. | Open Subtitles | كان عليه رميي من الجسر |
| Evet. beni ömrümün kalanında bir deliğe mi tıkacaksınız? | Open Subtitles | نعم، رميي بحفرة لبقيت حياتي؟ |
| Öylece atabilirsiniz beni. | Open Subtitles | يمكنك رميي بعيدا |
| Yüzyıllarca intikam arzusunu bastırmaya çalıştıktan sonra beni yine karanlığın kucağına attın! | Open Subtitles | بعدما أمضيت قروناً أقمع شهوتي لسفك الدماء... أعدتِ رميي في ذلك الظلام أحسنتِ صنعاً يا (إيمّا) |