| Yalanlarından ve aldatmasından nefret etmeme rağmen, onu hala seviyorum. | Open Subtitles | رغم أني أكره كذبه الذي يملأ أحشاءه لا زلت أحبه |
| Her koşulda babana bağlıyım ve onu hala seviyorum. | Open Subtitles | على الرغم من كل شيء، ما زلت ملتزمة بأبيك وما زلت أحبه |
| ve hala seviyorum. Kocanız nasıl öldü? | Open Subtitles | ثانيا, لقد أحببت زوجي ولا زلت أحبه |
| İşin kötüsü onu hala seviyorum. | Open Subtitles | الجزء الأسوأ أني ما زلت أحبه |
| Ve onu hala seviyorum. | Open Subtitles | وأنا لا زلت أحبه |
| Onu hala seviyorum ama... | Open Subtitles | وأنا ما زلت أحبه إنه |
| hala seviyorum. | Open Subtitles | لا زلت أحبه |
| hala seviyorum. | Open Subtitles | ما زلت أحبه |