| Scott Delfino'nun oda arkadaşı ilginç bir şey söylemiş. | Open Subtitles | زميل غرفة سكوت دلفينو قال أمرا مثيرا للإهتمام |
| Kör şeyh ile oda arkadaşı olursun. | Open Subtitles | ستكون زميل غرفة مع الشيخ الأعمى. |
| Leonida'nın oda arkadaşı var mı? | Open Subtitles | هل لديه زميل غرفة ؟ |
| Daha önce hiç oda arkadaşım olmamıştı. | Open Subtitles | لم يسبق لي الحصول على زميل غرفة من قبل |
| Daha önce hiç oda arkadaşım olmamıştı. | Open Subtitles | لم يسبق لي الحصول على زميل غرفة من قبل |
| İşten atıldıktan sonra Roma onu ev arkadaşı olarak almış ve muhtemelen kiraya ortaktır ama yine de elektronik ayak izlerini araştırıyorum. | Open Subtitles | روما " أخذه زميل غرفة بعد طرده " وربما لمساعدة دفع الإيجار لكن مازلت أحفر |
| - Daha kötüleşiyor, Hudson'daki oda arkadaşı ile konuştum. | Open Subtitles | الأمر يسوء. لقد تحدثت للتو مع زميل غرفة (حداد) في (هودسون) |
| Bir zamanlar Pakistanlı bir oda arkadaşım vardı. | Open Subtitles | لقد كان لدى زميل غرفة من قبل باكستانى |
| George iyi bir ev arkadaşı. Ona seni neyin rahatsız ettiğini söyleyebilirsin. | Open Subtitles | (جورج)، أنه زميل غرفة صالح يمكنكِ أن تخبريه ما يضايقكِ |
| O çok iyi biri. Harika bir ev arkadaşı. | Open Subtitles | هو شخص طيب هو زميل غرفة رائع |
| Evet, Ben Justin - - John'nun ev arkadaşı. | Open Subtitles | (نعم، أنا (جاستين (زميل غرفة (جون |