| Elimden almaya çalışanı görmezden gel, kocamı Ölüm Meleğinden. | Open Subtitles | تجاهل السبب الذي يريد زوجي من ملاك الموت |
| Üstelik kocamı hapisten çıkarmak için gücünü toplaman gerekiyor. | Open Subtitles | إضافة ، أنك يجب أن تكون في كامل قوتك لتخرج زوجي من السجن |
| Birkaç hafta önce kocamı havaalanından almıştı. | Open Subtitles | أوصل زوجي من المنزل للمطار قبل أربعة أسابيع |
| Az evvel Kocamın tamamen yabancı birine hayatımızın en derin detaylarını anlattığını duydum. | Open Subtitles | لقد رأيت وسمعت عن زوجي من قبل تفاصيل من شخص غريب و سخيف |
| Kocamın durumu düzelecek, ve gerçek bir aile olacaktık. | Open Subtitles | سيصلح زوجي من أحواله وسنكون عائلة حقيقية سعيدة |
| "Evet memur bey, sevgilimle ben kocamı iki kere denize attık ve onu ölüme terkettik". | Open Subtitles | أيها الضابط، أنا وحبيبي ألقينا زوجي من على السفينة مرتين وتركناه يموت |
| Ah, sigara içme konusunda vaaz isteseydim ölü kocamı mezardan çıkarırdım. | Open Subtitles | لو أردت محاضرة عن التدخين لأخرجت زوجي من قبره |
| kocamı ve hayatımı isteyen biri var. | Open Subtitles | في الحقيقه هناك شخص من يريد زوجي من يريد حياتي |
| Yüz yıldır tanıdığın en iyi arkadaşını kocamı kurtarmak için kurtluğunu vermedin ama sadece bir kaç aydır tanıdığın bir kadın için kurtluğunu mu verecektin? | Open Subtitles | انت لم تقدر ان تمنح ذئبك لتنقذ اعز اصدقائك زوجي من عرفته لمائة عام لكنك كنت مستعداً ان تمنح ذئبك |
| O uyurken geldi ve kocamı parçaladı, tekrar gelecek çünkü ben bunun hakkında konuştum. | Open Subtitles | لقد اتى ومزق زوجي من فراشنا وقد أتى مجدداً لانني تكلمت عن الأمر. |
| Sigorta parası için kocamı öldürdüğümü mü ima ediyorsunuz? | Open Subtitles | هل تشير إلى أنني قتلت زوجي من أجل تعويض التأمين؟ |
| Sana telefonundan o "kocamı Bul" uygulamasını silmeni söylemiştim. | Open Subtitles | أخبرتك إن تحذفي تطبيق أوجد زوجي من هاتفك |
| Herkes beni kaçırdığını düşünüyor böylece ben de, Kocamın 10 Milyon Dolarını çalabilirim. | Open Subtitles | جعلت الجميع يصدق بانك اختطفتني لذا يمكنني ان اراوغ زوجي من اجل 10 مليون دولار |
| Kocamın durumu düzelecek, ve gerçek bir aile olacaktık. | Open Subtitles | سيصلح زوجي من أحواله وسنكون عائلة حقيقية سعيدة |
| Bu, durumun kötüye gideceği ve Kocamın komadan uyanamayacağı anlamına mı geliyor? | Open Subtitles | أيعني هذا أن الاحتمالات قد تكون أسوأ، قد لا يفيق زوجي من غيبوبته؟ |
| Kocamın boş gününde bu kadar erken kalktığıma inanamıyorum. | Open Subtitles | بيج : لا أصدق أنني نهضتُ باكراً من أمام زوجي من أجل هذا |
| Kocamın Fleet Hapishanesinde ağır ağır öldürülmesini engellemeye geldim. | Open Subtitles | ولكن لأنقذ زوجي من موت بطئ في سجون الأسطول |