| Yılın babası ödülünü aldığımda, sana teşekkür edeceğim. Başka birşey var mı? | Open Subtitles | سأشكرك عندما أجعل أبى يحصل عل جائزة العالم, أى شيء آخر؟ |
| Sana teşekkür edeceğim çünkü hayatımı kurtardın. Beni oradan çıkardın, dostum. | Open Subtitles | سأشكرك لأنك أنقذت حياتي لقد أخرجتني من هناك |
| Ama sana teşekkür edeceğim, çünkü hayal bile edemeyeceğim şeyler yaptım. | Open Subtitles | ولكننى سأشكرك لأننى فعلت أشياء لم أكن لأحلم بفعلها |
| Sana bu kadar sinirli olmasaydım, teşekkür ederdim. | Open Subtitles | لكنت سأشكرك لو لم أكن غاضبة منك |
| Ah, evet sana teşekkür ederdim, eğer bu anlaşma çılgınca olmasaydı. | Open Subtitles | كنت سأشكرك لولم يكن الإتفاق جنون |
| Etmeyecektim zaten. | Open Subtitles | لم أكن سأشكرك |
| Parayı verin, hemen teşekkür edeyim. | Open Subtitles | إذا أنت أعطيتني الآن ، أنا سأشكرك على الفور.. |
| Bir beyefendinin göstereceği saygıyı gösterirseniz size teşekkür edeceğim. | Open Subtitles | و سأشكرك لو إحترمت ما يبذله الرجل بشكل عادي |
| O gece sana teşekkür edeceğim. | Open Subtitles | أوكيه, ستؤذين نفسك وفي تلك الليلة, سأشكرك |
| Eğer seni yakalarsam insanların çabalarının beyhude olduğunu gösterdiğin için sana teşekkür edeceğim. | Open Subtitles | سأشكرك على إظهار بعض التفاهة البشرية لي |
| Bir gün büyük ihtimalle sana bunun için teşekkür edeceğim. | Open Subtitles | لربما سأشكرك يومًا ما على هذا، |
| Sana sonra tekrar teşekkür edeceğim. | Open Subtitles | و سأشكرك ثانيةً، لاحقاً |
| Tamam, sana Brooklyn'den dönünce teşekkür edeceğim ve... | Open Subtitles | (نعم .. سأشكرك عندما نعود لبيتنا في (بروكلين |
| Minnettarlık duyabilseydim size teşekkür ederdim ama duyamıyorum. | Open Subtitles | " لو شعرت بالإمتنان سأشكرك الآن " " لكنني لا أستطيع " |
| Etmeyecektim zaten. | Open Subtitles | لم أكن سأشكرك |
| - Sana muhteşem bir hafta sonu yaşattığım için neden teşekkür edeyim ki? | Open Subtitles | لماذا سأشكرك وقد منحتك عطلة رهيبة؟ رهيبة؟ |
| Dinle, unutmadan, sana biletler için teşekkür edeyim. | Open Subtitles | - قبل أن أنسى سأشكرك على التذاكر |