| Soran olursa sıçmaya gitti dersin. Bir saat sıçılır be? | Open Subtitles | سأعود بعد ساعة، لو سألك أحد أخبره أنني أقضي حاجتي |
| Eğer bir Soran olursa, onlara polis tatbikatı ya da Başbakan'ın emri olduğunu söyleyin. | Open Subtitles | إذا سألك أحد أخبره انها مجرد تدريبات الشرطة أو أخبرهم أنها أوامر رئيس الوزراء |
| Kim olduğumu Soran olursa, doktor olduğumu ve sorun olmadığını söyleyeceksin. | Open Subtitles | إذا سألك أحد من أنا، ستقول أنا طبيب، وإنني نظيف هيا يا بنيّ |
| Sadece biri sorarsa, bu gece birlikte olduğumuzu söylemen gerek. | Open Subtitles | أقصد إذا سألك أحد أريدك أن تقولي أننا كنا معاً الليلة |
| Babam, eğer biri sorarsa, yalancılık olur. | Open Subtitles | أبي ستكون غير صادق إذا سألك أحد |
| Hiçbir şey söyleme. Birisi sorarsa, çeneni kapalı tut. | Open Subtitles | لا تقل شيئاً , إذا سألك أحد أبقي فاهك مغلقاً. |
| Soran olursa tüfek eğitimi sırasında olduğunu söylersin. | Open Subtitles | لو سألك أحد, ضربتك بندقيتك أثناء التمارين |
| Ne yaptığını Soran olursa kız arkadaşından telefon beklediğini söyle. | Open Subtitles | وإذا سألك أحد عما تفعله قل إنك تنتظر مكالمة من صديقتك. |
| Burada başkanımız var, halkın rızası yok. - Diaz'ı isteyip istemediğimizi Soran oldu mu? | Open Subtitles | هنا يوجد رئيس و لا يوجد عدل "هل سألك أحد إذا كنت تريد " دياز |
| Soran olursa, bunu buradan almadın. | Open Subtitles | إذا سألك أحد أنت لم تشتري هذا من هنا |
| Ama eğer Soran olursa, kim olursa olsun. | Open Subtitles | لكن إذا سألك أحد, مهما يكون |
| Bunu niye istediğini Soran oldu mu? | Open Subtitles | هل سألك أحد لماذا أردت هذا؟ |
| Soran olursa, burada tanıştık. | Open Subtitles | لو سألك أحد ، قد تقابلنا هنا |
| - Sana bunu Soran olmadi. | Open Subtitles | -هل سألك أحد عن ذلك ؟ |
| Ve biri sorarsa 1 yıl de tamam mı ? | Open Subtitles | و إن سألك أحد فقل منذ عام, حسناً؟ |
| Birisi sorarsa, kütüphanenin yanındaki heladayım. | Open Subtitles | فإذا سألك أحد فأنا في الحمام بالقرب من المكتبة |
| Eğer Birisi sorarsa ölü olmadığını söyle sadece. | Open Subtitles | ولو سألك أحد فقل إنك لست ميتاً |