| Hiç şansımız olmaz. Her şeyi dışarı çıkarmalarına yardım et. Her şeyi. | Open Subtitles | ليس لدينا فرصة , ساعدهم بإخراج كل شيئ من هنا كل شيئ |
| Daha gelecekler var. Yafet, yolu bulmalarına yardım et. | Open Subtitles | و يوجد المزيد سيأتى يافث ، ساعدهم ليجدوا طريقهم |
| Bu olayın kaynağına inmeleri ve sana ne kadar zarar verildiğini bulmalarına yardım et. | Open Subtitles | و ساعدهم ليتتبعوا مصدر هذا الشىء و عالج ما حدث لك من أضرار |
| Kendine yardım edemeyenlere siz yardım edin. | Open Subtitles | وأولئك الذين لا يستطيعون مساعدة أنفسهم ارجوك يا صديقي، ساعدهم أيضاً |
| Bu da bugüne kadar yardım ettiği herkesin aslında size şükran borçlu olduğunu gösterir. | Open Subtitles | مما يعني أن كل الناس الذين ساعدهم منذ بدأ عمله معنا مدينون لكِ بالعرفان |
| Ayrica milyonlarca dolarin magdurlarina iadesine yardimci olmustur. | Open Subtitles | و ساعدهم باستعادة ملايين الدولارات لتكون تعويش |
| Kutsa bu ikisini şuanda, ikisini de katılaştır, Eşikten geçmelerine yardım et. | Open Subtitles | بارك هؤلاء الاثنان في هذا الوقت أحضرهم معاً إلى الفيضان ساعدهم الآن عبر عتبة الحب |
| - Sadece şunu çıkar ve ben giyinirken, Jumper'a gitmelerine yardım et. - Bak, her ne kadar bunu uçurabileceğini... - ... | Open Subtitles | فقط قم بفصل هذا الشئ ، و ساعدهم على العودة للمركبة بينما أرتدى زيى الخاص |
| Senden son kez rica ediyorum teröristleri bulmalarına yardım et. | Open Subtitles | أطلب منك للمرة الأخيرة ساعدهم في إيجاد الإرهابيين |
| Holman, eşyalarını toplamalarına yardım et. | Open Subtitles | يا هولمان.ساعدهم كي يجمعوا أشياءهم معاً |
| Laboratuvara geri dön. Bunu engellemenin bir yolunu bulmalarına yardım et. | Open Subtitles | ساعدهم في إيجاد طريقه لأحتواء هذا |
| Bunu engellemenin bir yolunu bulmalarına yardım et. | Open Subtitles | ساعدهم في إيجاد طريقه لأحتواء هذا |
| Mutfağa gidip diğerlerine yardım et, ben de birazdan geliyorum. | Open Subtitles | اذهب للمطبخ, و ساعدهم, و سآتيكم حالاًَ. |
| onlara Son bir kez yardım et. | Open Subtitles | ساعدهم فى الحصول على قرض, بني. |
| Jack, resmi görevlileri buradan çıkarmama yardım et. | Open Subtitles | جاك ، ساعدهم كي يبحثوا في المكان |
| O teröristleri bulmalarına yardım et. | Open Subtitles | ساعدهم في العثور علي هؤلاء الإرهابيون |
| Şu cephaneyi taşımalarına yardım et! | Open Subtitles | ساعدهم بهذه الذخيرة |
| yardım et de buzu taşıyın. | Open Subtitles | ساعدهم فى نقل الثلج. |
| - Binbaşı, onlara yardım edin. - Evet, efendim. | Open Subtitles | رائد ساعدهم نعم سيدي |
| yardım ettiği insanlarla konuştum. Onların gücünü de almış. | Open Subtitles | لقد تخاطبت مع أُناس ساعدهم لقد سحب منهم قدراتهم |
| Ayrica milyonlarca dolarin magdurlarina iadesine yardimci olmustur. | Open Subtitles | و ساعدهم باستعادة ملايين الدولارات لتكون تعويش |
| Bu değişiklikler çocukları sınıfta kalmaları için cesaretlendirdi ve odaklanıp öğrenmelerine yardımcı oldu. | TED | هذه التغييرات شجعت الأطفال على البقاء في الفصل مما ساعدهم على التركيز والتعلم. |
| onlara yardım ettiğini biliyordum Çal ve gizle milyarlarca Onlar yönettikleri ülkelerden. | Open Subtitles | كنت أعرف أنه ساعدهم على سرقة وإخفاء المليارات من البلدان التي حكموا. |