| Şu manastırlardan bazılarını ziyaret etmek için Asya'ya gitti. | Open Subtitles | ولذلك سافر إلى آسيا كي يقابل بعض الرهبان |
| Ben de kendime bunu diyorum ama Londra'ya gitti. | Open Subtitles | هذا ما أظل أقوله لنفسى لكنه سافر إلى "لندن" |
| Japonya'ya gitti. Yeni trenlere bakacaktı. | Open Subtitles | سافر إلى (اليابان) لرؤية بعض القطارات الجديدة |
| - Farklı kimliklerle Mısır'a Cezayir'e, Libya'ya ve Nijerya'ya gitmiş. | Open Subtitles | تحت هويات مختلفة، سافر إلى "مصر"، "الجزائر"، "ليبيا" و "النيجر" |
| Amerika'ya gitmiş. | Open Subtitles | سافر إلى أمريكا ربما. |
| İngiliz bayanı görmek için Yeni Delhi'ye gitti. | Open Subtitles | لقد سافر إلى نيو دلهي ليقابل السيدة الإنجليزية |
| Benimle bir gecede dünyanın yarısı etrafında yolculuk etti. | Open Subtitles | . سافر إلى آخر البلاد ليقضى ليلة معى |
| İş için El Paso'ya gitti. | Open Subtitles | لقد سافر إلى "إل باسو" في عمل |
| Onların kayıtlarına göre, Miles Toronto'ya gitmiş ve geçen Cumartesi ve Pazar günü geri dönmüş. | Open Subtitles | حسب سجلاتهم (مايلز) سافر إلى "تورنتو"... السبت المنصرم وعاد يوم الأحد |
| - Kulüp işi için Miami'ye gitti. | Open Subtitles | سافر إلى (ميامي) في رحلة عمل لصالح الملهى |
| Benimle bir gecede dünyanın yarısı etrafında yolculuk etti. | Open Subtitles | . سافر إلى آخر البلاد ليقضى ليلة معى |