| Gemis eni uzaklara götürecek, karanlık sulara. | Open Subtitles | إن السفينة ستأخذك بعيداً فوق المياه الداكنة |
| Sizi alıp gecenin şehrine götürecek ve orda sonunda huzura kavuşabileceksiniz. | Open Subtitles | التى ستأخذك إلى مدينة الليل حيث تعيش فى سلام |
| Seni yeşil odaya götürecek ve her şeyi anlatacak. | Open Subtitles | و ليوبلد أذهب مع دارسى ستأخذك الى حجرة العرض وتشرح كل شئ |
| Öykü der ki eğer bir Sher'mau ölüm anında belirirse ... seni yııldızlardaki evine götürür. | Open Subtitles | الرواية تقول إذا ظهر شيرمو عند لحظة الموت ستأخذك معها الى مسكنها في النجوم |
| - Ben de. En azından sonraki gizli görevin seni nereye götüreceğini söyleyebilir misin? | Open Subtitles | هل تستطيع على الأقل أن تُخبرني أين هي مُهمتك السرية القادمة التي ستأخذك مني |
| Bu koordinatlar seni işi sonuçlandıracağımız yere götürecek. | Open Subtitles | إنها ستأخذك للمكان الذي فيه يمكننا أن ننهي فيه لهذه الصفقة |
| Sadece konuşmaya başla ve içki seni nereye götürecek gör. | Open Subtitles | فقط ابدأ بالكلام و انظر إلى ماذا ستأخذك الخمرة |
| Sonra bir limuzin sizi bowling oynamaya ve pizza yemeye götürecek. | Open Subtitles | وبعدها اللموزين ستأخذك للبولينق ولأكل البيتزا |
| Sizi bu şehirde daima saygıyla anılacak hayatınızın son dönemecine götürecek olan araç. | Open Subtitles | عربة ستأخذك لتشرف أحدث فصل من حياتك المشرقة بالمدينة |
| Seni sarıp antik yerlere hayatın olmadığı, embriyonun bile olmadığı, yerlere götürecek. | Open Subtitles | معانقتها ستأخذك لاماكن غابرة حيث لا توجد حياة ولا حتى القليل |
| Biz yörüngede alçaktan uçuş yaparken, sizi bırakacak gemi sizi ve tayfanızı gezegen tarafına götürecek. | Open Subtitles | حيث سنقوم بعمل تحليق مداري سفن الإلقاء ستأخذك و طاقمك لجانب الكوكب |
| Sizi havaalanına götürecek araba bekliyor Bay Blake. | Open Subtitles | السيارة التي ستأخذك إلى المطار تنتظرك، سيد بليك |
| O yüzden Michaela seni kendi evine götürecek Sinclair'le olanlar hakkında bizzat konuşacağım. | Open Subtitles | لذلك ,ميكيلا ستأخذك الى منزلها وانا سأخبر سينكلير بكل ماحدث هنا |
| Bay Welbach, ön tarafa giderseniz, bir araç sizi arabanıza götürecek. | Open Subtitles | كل المجموعة ، سيد ويلباش إذا ذهبت إلى الامام "الشتل" ستأخذك إلى سيارتك |
| Ama Lynn bir araç seni muayene için hastaneye götürecek. | Open Subtitles | لكن يا (لين) ستأخذك سيارة إلى المستشفى من أجل فحص |
| Bu araba seni eve götürecek. | Open Subtitles | لذا، هذه السيارة ستأخذك للبيت. |
| Bu iyi bayan seni çiftliğe götürecek. | Open Subtitles | هذه السيدة اللطيفة ستأخذك للمزرعة |
| Bayan Jenson, Şerif Brooks sizi mağdurlar servisine götürecek, tamam mı? | Open Subtitles | آنسة " جونسون " النائبة " بروكس " ستأخذك لرؤية رجال خدمة الضحايا حسناً ؟ |
| Jeju rehberiniz, Ju Yoo-Rin, sizi istediğiniz her yere götürür. | Open Subtitles | دليلة جيجو, جو يوو رين, ستأخذك إلى أي مكان |
| - April seni okula götürür. | Open Subtitles | أبريل ستأخذك للمدرسة |
| Sonraki gizli görevin seni nereye götüreceğini söyleyebilir misin? | Open Subtitles | على الأقل أخبرني أين هي مُهمتك السرية القادمة التي ستأخذك مني |
| Aptallığının seni daha nereye kadar götüreceğini görmek istedim sadece. | Open Subtitles | أردت فقط أرى إلى أى مدى ستأخذك حماقتك. |