| Malları alınacak ve görüldükleri yerde öldürülmeleri suç sayılmayacaktır. | Open Subtitles | يـُجردون من ممتلكاتهم ، وحيواتهم ستؤخذ . على يد أي إنجليزي فور رؤيتهم |
| Sana döndürülen yaşam gücü yakında sevdiğin birinden... alınacak. | Open Subtitles | قوة الحياة التي أُعيدت إليك ستؤخذ قريباً... من شخص ما تحبه... |
| O bir kız, bir generalin kızı alınacak gittiğini söyledi. | Open Subtitles | لقد قال بأن فتاة ستؤخذ ابنة الجنرال |
| biri alınacak, diğeri kalacak. | Open Subtitles | واحدة ستؤخذ والأخرى ستبقى. |
| Sen ve yeni kimliğin şu andan itibaren 24 saat içinde özel taşeronlar tarafından buradan alınacaksınız. | Open Subtitles | أنت وهويتك الجديدة ستؤخذ من هذا الموقع من قبل متعاقدين خاصين بعد 24 ساعة من الآن |
| Siz de diğerleri gibi alınacaksınız! | Open Subtitles | ستؤخذ كالآخرين |
| Artık, elmas senden alınacak. | Open Subtitles | " الآن ستؤخذ الماسة منكِ " |