| Dükkana gelmiş ve ağzında yağmur yağacak diye birşeyler geveliyordu. | Open Subtitles | لقد أتى إلى المتجر، وتكلّم بسخرية ويقول بأن الليلة ستُمطر |
| Düğün gerçekleşse bile felakete dönüşecek. Çünkü kesinlikle yağmur yağacak. | Open Subtitles | هذا الزواج منحوس حتى و إن حصل لانّه بالتأكيد ستُمطر |
| Kuraklık var biraz, ama bu hafta yağacak diyorlar, bakalım. | Open Subtitles | هنالك القليل من الجفاف لكنهم يقولون بأنها ستُمطر هذا الأسبوع، سنرى |
| Yürüyüşe çıkmıştım, ama sanırım yağmur yağacak... | Open Subtitles | لقد خرجت للتمشية, ولكن يبدو انها ستُمطر |
| - Yağmur yağacak gibi. | Open Subtitles | أعتقد انها ستُمطر |
| yağacak gibi duruyor. | Open Subtitles | يبدو أنها ستُمطر |
| - Sanırım yağmur yağacak. | Open Subtitles | أعتقد أنها ستُمطر |
| Yakında yağmur yağacak. | Open Subtitles | ستُمطر قريباً |
| Yağmur yağacak. | Open Subtitles | إنها.. ستُمطر |