Mülkün sahibi çöpten çıkardığımız dört kadını hatırlıyor. | Open Subtitles | وملاك الأرض يتذكرون أن الجثث التي سحبناها من الحاويات |
Boğazından çıkardığımız resimle ilgili bir gelişme var mı? | Open Subtitles | هل توصّلتي لأيّ شيء حيال الصورة التي سحبناها من حنجرته؟ |
Sudan çıkardığımız kadın ne zamandan beri kendinde? | Open Subtitles | المرأة التي سحبناها من الماء، منذ متى وهي في وعيها؟ |
Tekneyi bulduk, teftiş için kenara çıkardık. | Open Subtitles | رصدنا السفينة ،ثم سحبناها جنبا إلى جنب مع للتفتيش. |
Bu şifreli mesajı Brad Simek'in bilgisayarındaki şarkılardan çıkardık. | Open Subtitles | إنها رسالة مُسجلة قد سحبناها من الموسيقى الموجودة على حاسوب براد سيميك |
Arkadaşının içinden çıkardığımız kurşunun izini sürerek başlayabilirsin. | Open Subtitles | تستطيع البدء في الرصاصة التي سحبناها من صديقهم |
Akşamdan kalmasını bu şekilde geçirirdi. Çiğ yumurta sarıları. Nehirden yeni çıkardığımız bir cesete benziyorsun. | Open Subtitles | هذا كان علاجه لصداع مابعد الشرب صفار البيض النيء انت تبدو كجثه سحبناها للتو من النهر |
Kenneth Tolan'ın kafasından çıkardığımız mermilerle uyuşuyor. | Open Subtitles | حسنا , هذا سيطابق الرصاصة التى سحبناها (من جمجمة (كينيث تولان |
Andrew Rusk'ın kafasından çıkardığımız kurşun bu. | Open Subtitles | هذه رصاصة سحبناها من رأس (راسك). |
Kadının kafatasını katrandan çıkardık, dokuz bin yaşında. | Open Subtitles | لقد سحبناها من الأرض، عمرها 9 ألاف سنه |