Annemin pratik yaptığı büyü türü, doğal değil. Cadılar ona büyü bile demezler. | Open Subtitles | ذلك السّحر الذي مارسته أمي ليس عاديًّا حتّى أنّ الساحرات لا يدعونه سحرًا |
Aslında o an ölmem gerekiyormuş ama... dağ tanrısı bana acımış ve yaptığı büyü ile yaşamaya devam etmemi sağlamış. | Open Subtitles | ،لم ألقَ حتفي حينها .لكن إله الجبل ظهر و وضعَ سحرًا علي و أتاح لي البقاء على قيد الحياة |
Karşımızda yalnızca askerler değil, büyü de vardı. | Open Subtitles | نحنُ لم نواجه رجالًا فحسب، إنّما سحرًا أيضًا. |
Ellerimle her işi yapabilirim. Ellerimde sihir var. | Open Subtitles | يمكنني فعل أي شيء باستخدام يدي أمتلك سحرًا في يدي |
Kanıma giren tek şey gördüklerimdi. Ki kızımın çok tehlikeli bir sihir kullandığını gördüm. | Open Subtitles | الشيء الوحيد الذي سيطر عليّ رؤيتي ابنتي تستخدم سحرًا خطرًا! |
Bonnie'nin kurtulmak için büyüye ihtiyacı varsa nereden bulabileceğini söyleyebiliriz mesela. | Open Subtitles | بما أن (بوني) تحتاج سحرًا لتخرج فلنخبرها أين تجد بعض السحر. |
Ben de sizler gibi atasal büyü yapıyorum. Zamanında buralardan elini eteğini çekmiş olanları onurlandırıyorum. | Open Subtitles | أنا أيضًا أمارس سحرًا موروثًا، تشريفًا لمَن سبقونا إلى الموت. |
Başka türde bir büyü daha yapıyorum. Kurban büyüsü. | Open Subtitles | أمارس سحرًا من نوعٍ آخر أنا أيضًا، سحر قائم على التضحية. |
Bilmiyorum. büyü için çok fazla güç gerekiyor olabilir. | Open Subtitles | لا أعلم، حتمًا التعويذة تطلّبت سحرًا جمًّا. |
Kasten yapmadım, yemin ederim. büyü olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | لم أقصد ذلك، أقسم، لم أعلم أنه كان سحرًا. |
Çünkü büyü yapıyorsun ve ne kadar tehlikeli olduğunu anlamıyorsun. | Open Subtitles | لأنك تمارسين سحرًا لا تدركين مدى خطورته. |
Belki de anlıyorum. Ne de olsa büyü yaptım! | Open Subtitles | ربَّما أدركه حقًا، فرُغم كل شيءٍ، لقد مارستُ سحرًا فعليًّا. |
Epey bir güzel. İçinden yayılan bir büyü hissetmiyorum. | Open Subtitles | إنّه قطعًا جميل، لكنّي لا أستشعر سحرًا ينبثق منه. |
-Meta ya da büyü olabilir. | Open Subtitles | قد يكون إنسانًا متطورًا أو سحرًا من نوع ما. |
büyü değiller. Gerçek ve fiziksel nesneler. | Open Subtitles | ليست سحرًا إنها أجسام حقيقية وملموسة |
Çünkü beynini açıp içine sihir koyduk. | Open Subtitles | لأننا فتحنا رأسها ووضعنا سحرًا بداخله. |
Doğru, gerçek sihir yaptıkları yok. | Open Subtitles | صحيح, إنهم لا يقدمون سحرًا حقيقيًا, |
O zaman bu artık sihir olmaz. | Open Subtitles | فلن يُعدّ سحرًا بعد الآن |
Pek büyüye benzemiyor, değil mi? | Open Subtitles | هذا ليس سحرًا بالضبط، أليس كذلك؟ |
- Hayır, sanki her yerde gibi. büyüsü kan kaybediyor. | Open Subtitles | كلّا، بل وكأنّ كلّ الأماكن تعجّ بها، إنّها تنزف سحرًا. |
Artık o tarz büyüler yapmıyorum, evlat. | Open Subtitles | لا أملك سحرًا كهذا بعد الآن، يا فتى |