| O yüzden her gece yatağımızda ve bu yüzden eşyalarımızı mahvediyor. | Open Subtitles | حسناً, لهذا ينام في سريرنا كل ليلة ولهذا يقوم بتدمير أغراضنا |
| Bu yüzden yatağımızda yatmasına izin verdim. | Open Subtitles | لذا تركتها تنام في سريرنا لأنها كانت حارة جدا في الأعلى |
| Neden ben güzel bir banyo yapıp, ve sonra, sıcak yatağımıza girmiyoruz. | Open Subtitles | إسمعي لماذا لا آخذ حماماً لطيفاً ؟ وبعدذلك.. لدينا سريرنا الدافيء الرائع. |
| Evet, çok gerginsin bu yüzden diğer yatağımız hareket bile etmiyor. | Open Subtitles | أجل، أنتِ متوترة جداً، لهذا سريرنا الآخر لا يتحرك على الإطلاق. كلاّ، لا، لا، لا، لا تذهب. |
| Büyük, güzel yatağımızın üzerine yorgan örtüsünü çekmemi ister misin? | Open Subtitles | حسناً، أتريدينني أن أسحب غطاء اللحاف على سريرنا الداخلي الكبير الفاخر؟ |
| Yatağımızı çalışma masasına çevirdin. - En azından beni kucağında taşıyabilirdin. | Open Subtitles | لقد حولت سريرنا لمحطة عمل على الأقل يمكنك حملي إلى العتبة |
| Gecenin bir yarısı uyandığımda çok korktum. Yargıç yatağın kenarına oturmuş. | Open Subtitles | ثم وفي منتصف الليل، استيقظتُ فوجدته واقفًا بجوار سريرنا |
| Evet, yine de yatağımızdan 10 metre uzaktasın ama 1 metreden fazladır. | Open Subtitles | أجل، لا تزال تبعد مسافة 35 قدم عن سريرنا لكنه أكبر من أربعة أقدام |
| Eğer yatağımızda öldürülürsek, size mutlaka haber vereceğim. | Open Subtitles | إن قتلنا في سريرنا , نعم سأحرصعلىإخبارك. |
| yatağımızda üç ayıya yer var, değil mi, tatlım? | Open Subtitles | هناك مساحة في سريرنا من أجل ثلاثة دببة، أليس كذلك ؟ |
| Lois, bu şişko herifin ne işi var yatağımızda? | Open Subtitles | لويس , من ذلك الرجل السمين يفعل في سريرنا ؟ |
| - Janet Rossbach'i yatağımızda siktiğin parti. | Open Subtitles | الحفلة التي ضاجعت بها جينيت روسكت على سريرنا |
| Elimden geleni yaptım, seni bu katilden korumak için, onu yatağımıza kadar soktun. | Open Subtitles | أعرف أنّ فعلت كلّ ما بوسعى .. كي أحميكِ من هذا .. المجرم المحترف بينما أنتِ تركتيه يزحف إلى سريرنا |
| Küçük yatağımıza geri dönüp uyuyana kadar bir küçük maç daha, değil mi pookie-pastam? | Open Subtitles | مباراة واحدة فقط كي يتسنى لنا بعدها أن ننام على سريرنا الصغير، أليس كذلك يا حلوتي؟ |
| O lanet ameliyatı ol ve yatağımıza geri dön. | Open Subtitles | فقط قم بهذه الجراحة اللعينة و عد الى سريرنا |
| İhtiyacımız olan her şey var. yatağımız var. | Open Subtitles | . لدينا كل شئ نحتاجه هنا . لدينا سريرنا . |
| Bu bizim dairemiz. Bu bizim yatağımız olamaz. | Open Subtitles | هذة شقتنا هذا لا يمكن ان يكون سريرنا |
| Bu bizim yatağımızın tepesindeki ceset. | Open Subtitles | هذه هي الجثة التي وجدت فوق سريرنا. |
| Bunlardan bir tanesini yatağımızın üstüne almalıyız. | Open Subtitles | يجب علينا وضع واحدة مثل هذه فوق سريرنا. |
| İçine Yatağımızı koyduğumuzda ve üstüne yattığımızda eve benzeyecek. | Open Subtitles | عندما نضع سريرنا به و ننام عليه، سيبدو كأنه منزلاً. |
| yatağın altında olduğunu söylemek, ondan bahsetmek değildir. | Open Subtitles | إخباري أن شخصا تحت سريرنا ! ليس فعلا حديثا عنه |
| Saat altıdan önce hiçbir şey için yatağımızdan kalkmayız. | Open Subtitles | لا نخرج من سريرنا قبل السادسة على أقل تقدير |
| Fakat o güzel kadını sevişmek için yatağa yatırdığımda | Open Subtitles | لكن عندما أطرح تلك المرأة الجميلة على سريرنا وأمارس الحب |
| Shannon, istersen bizim yatakta uyuyabilirsin | Open Subtitles | شانون تستطيعين النوم على سريرنا لو أردتي |
| yani Frasier'la tüm gün takılıp gece ranzalarımıza uzandığımızı ve karanlıkta altlı üstlü yatarak yakınlaştığımızı aklın alıyor mu? | Open Subtitles | لكن بعد التفكير بالموضوع، أعني هل بإمكانك تخيلنا أنا وفرايزر معاً طوال النهار ثم نزحف إلى سريرنا في الليل مضطجعين رأساً مقابل رأس في الظلام؟ |
| Mesele Ally. Geceleri bizim yanımızda yatıyor. | Open Subtitles | إنها آلي إنها تنام في سريرنا في الليل |