| Bu mümkün. Belki sahte bir pasaport gibi bir şey uydurmalıydım | Open Subtitles | كان يجدر بي محاولة الحصول على جواز سفر مزور |
| - Çok da sevimli, ama gerçekten.. - Evet, çok eğlencelidir, ta ki sahte bir pasaportu ve Rus aksanı olana kadar. | Open Subtitles | نعم هذا لطيف إلى أن تحصل على جواز سفر مزور و لكنة روسية |
| En yakın zamanda sahte bir pasaport hazırlayıp Meksika'ya taşınıyorum. | Open Subtitles | عندما أصنع جواز سفر مزور قريباً سأنتقل للمكسيك |
| Hem de uçak bileti ve sahte pasaportla? | Open Subtitles | مع تذاكر الطيران ؟ جواز سفر مزور ؟ |
| -...bir kokteyl ve sahte bir pasaportla. | Open Subtitles | -... مع كوكتيل وجواز سفر مزور. |
| sahte pasaport dışında Colin Cavendish'le ilgili elimizde bir şey yok. | Open Subtitles | بالإضافةِ لـ جواز سفر مزور ليس هناك خيطٌ لمتابعة كولن كافنديش |
| Yeni hayata başlamak için gereken her şey-- sahte pasaport, sahte para, ve acil durum için benim sahte numaram. | Open Subtitles | كل ما تحتاجه لبدئ حياة جديدة جواز سفر مزور, أموال مزورة ورقمي المزور للحالات الطارئة |
| sahte bir pasaporta ve paraya ihtiyacım var. | Open Subtitles | أحتاج جواز سفر مزور ، وأموالا كثيره |
| CIA bilgisi dahilinde Birleşik Devletlere sahte bir pasaport ile girmişti. | Open Subtitles | دخل إلى (الولايات المتحدة) بجواز سفر مزور بعلم المخابرات المركزية الأمريكية |
| sahte bir pasaport ve araç gerekir. | Open Subtitles | تحتاجين إلى جواز سفر مزور و عملية نقــل |
| Üç, Leamas, Woolrych adı altında sahte bir pasaportla ikinci bir bankaya gidiyor. | Open Subtitles | ثالثا, "(ليماس)" يذهب إلى بنك آخر بجواز سفر مزور "(تحتاسم"( ولريش. |
| Annie, Simon'la seyahat edebilmek için bir kalpazandan sahte bir pasaport satın almış. | Open Subtitles | اشترت (آنى) جواز سفر مزور من مكتب لكى تسافر مع (سايمو) |
| sahte pasaport kullanmış olabilir. | Open Subtitles | قد أستخدم جواز سفر مزور في إحدى سفرياته |
| Dominik Cumhuriyeti'nden sahte pasaport ve vizesi var. | Open Subtitles | كان لديّه جواز سفر مزور وفيزا إلى "جمهورية الدومنيك" |