| Şuna bak, bunlar Scooby köpek bisküvisine benziyor. | Open Subtitles | ولد، أوه، ولد، ذلك بالتأكيدِ تَنْظرينَ مثل سكوبي وهو يَتناولُ طعام خفيف. |
| İnanılmaz. Scooby Snacks seven başka birini tanımamıştım. | Open Subtitles | . أنا ما سَبَقَ أَنْ قَابلتُ شخص أبداّ يَحْبُّ سكوبي و يَتناولُ طعام خفيف. |
| Hayır, Scooby Doo, senin annen kedi pisliği yiyor. | Open Subtitles | لا، سكوبي دو , َ تَأْكلونَ مؤخرة خادمت القطةَ |
| Müdür, davanın önemini göz önüne alarak Doktor Scobie'yi koruma görevini bana verdi. | Open Subtitles | المدير كلّفني بتأمين حماية الدّكتور سكوبي. |
| Biliyorsun, Scobie'yle bir anlaşma yapmıştık. | Open Subtitles | ني والدّكتور سكوبي كان عنده ترتيب، كما تعرف. |
| Mondorajagaga Scooby'yi istediyse bizi niye davet etti? | Open Subtitles | إذا موندورا جاجاجا ارادَ سكوبي, لماذا يَدْعو البقيةَ منّا؟ هذا لا يَهْمُّ. |
| Bir Scooby Snack yiyeceğim ve dostumu kurtaracağım. | Open Subtitles | أنا سََأْكلُ وجبة خفيفة سكوبي , و سَأُنقذُ زميلي الأفضل. |
| Dönüşümümü tamamlamak için tek gereken Scooby Doo. | Open Subtitles | كل ما أَحتاجةُ أَنْ أُكملَ تحويلي سكوبي دو. أنا؟ |
| Ve senin dışında vakit geçirmek istediğim başka biri yok Scooby Doo. | Open Subtitles | وهناك لاأحد .ُ أنا أُفضّلُ أَنْ أَلتهمُ بنفسي معك، سكوبي دو. |
| Eğer beni ziyaret edebilecek insanların bir listesini tutmuş olsaydım senin adın İsa ile Scooby Doo'nun altında en sonda yer alırdı. | Open Subtitles | لو كانت لدي قائمة بكل الناس الذين يزوروني لكان اسمك بآخر الصفحة إذن بحق المسيح و سكوبي دو |
| - Ya da Scooby Doo olacağımı sandın... | Open Subtitles | او ربما انك ظننت انني كنت سوف اكون سكوبي دو |
| Geceyi Cartoon Network'de Scooby Doo izleyerek geçirdim. | Open Subtitles | أكملت الليل في مشاهدة رسوم سكوبي دو علي قناة كرتون نيتورك |
| Operasyonu Scooby ve Shaggy'ye emanet ettik. | Open Subtitles | نحن نقوم بإرسال سكوبي و شاغي لإنجاز هذه العملية |
| Bu benim oğullarımdan biri Rayan, Scooby Doo hayranıdır. | TED | هذه صورة لولدي " ريان " وهو يحب ان يتابع " كرتون سكوبي دو " |
| dedi. "Tamam Rayan, lütfen git." Scooby Doo'sunu kendi | TED | قلت " ريان .. اذهب " كان قد ترك لعبة سكوبي دو في ملعبه |
| Scooby ve ekibi şu an ne yapıyor acaba? | Open Subtitles | أتسائل ماذا يفعل سكوبي دو وعصابته آلان |
| Tekrar 'Scooby Doo Cinayet Dosyaları'na' dönüyoruz. | Open Subtitles | نعود آلان لملفات جريمة سكوبي دوو |
| Aman Tanrım, Kaç Scooby. Şimdi, kaç. | Open Subtitles | يا إلهي, إهرب, سكوبي, الآن, إهرب |
| Cesedin durumuna bakarak Doktor Scobie ile aynı nedenden ölmüş olduğunu söyleyebilirim. | Open Subtitles | أنا أقول بأنّه مات بنفس الطّريقة الدّكتور سكوبي. ماعدا هذا الرجل لا نافخ الصافرة المتعلّق بالشركات. |
| Bu çok mantıksız. Niye Scobie'nin akciğerleri aynı durumda değildi? | Open Subtitles | لكن الذي لا يجعل أيّ إحساس الذي رئتين سكوبي لم شوّف هذا الشرط نفسه. |
| Ajanlarımdan biri şu an tıpkı Doktor Scobie gibi ölmek üzere. | Open Subtitles | أحد وكلائي يموتون منهم نفس الشيء الذي قتل الدّكتور سكوبي. |
| Pekala, Scooby-Doo dolaşır durur ama Jimmy Carter koşar. | Open Subtitles | حسناً، سكوبي دو يستطيع عملها لكن جيمي كارتر هو الأذكى |
| Velma? Şaka mı yapıyorsun? Sen Daphne'sin. | Open Subtitles | ذلك سيجعل هذا (سكوبي دو)، ولستُ (فيلما). |