| Bu sabah her zamankinden daha kötü olduğunu duydum. Bunun mümkün olmadığını düşündüm. | Open Subtitles | سمعت إنّك كنت أسوأ من المعتاد في هذا الصباح، لم أكن أظن هذا ممكناً. |
| 5 polisi soğukkanlılıkla öldürdüğünü duydum | Open Subtitles | لقد سمعت إنّك قتلت خمسة رجال شرطة بدم بارد. |
| Bu sabah her zamankinden daha kötü olduğunu duydum. Bunun mümkün olmadığını düşündüm. | Open Subtitles | سمعت إنّك كنت أسوأ من المعتاد في هذا الصباح، لم أكن أظن هذا ممكناً. |
| - Burada uzun zamandır çalıştığını duydum. | Open Subtitles | سمعت إنّك كنت تعمل هنا منذ وقت طويل |
| - Burada uzun zamandır çalıştığını duydum. | Open Subtitles | سمعت إنّك كنت تعمل هنا منذ وقت طويل. |
| Oğluma vurduğunu duydum. | Open Subtitles | لقد سمعت إنّك ضربت ابني. |
| Mutluyum. Bebek beklediğini mi duydum? | Open Subtitles | ـ حسناً، هل سمعت إنّك حامل؟ |
| Super Bowl yüzüğünü sattığını duydum Mike. | Open Subtitles | لقد سمعت إنّك بعت خاتم "سوبر بول" يا (مايك). |
| Çünkü beni kandırdın. Evleniyormuşsun diye duydum Zach, tebrikler. | Open Subtitles | ـ لأنّك تمكنت مني ـ سمعت إنّك ستتزوج (زاك)، تهانينا |
| Çok güzel bir gösteri yaptığını duydum. | Open Subtitles | لقد سمعت إنّك قدمت عرضاً. |
| Harvard Hukuk'a gittin diye duydum. | Open Subtitles | سمعت إنّك تخرجت من كلية (هارفارد) للقانون. |
| Michael, çalışan biri olduğunu duydum. | Open Subtitles | (مايكل)، سمعت إنّك تحظى بوظيفة. |