| Bu oyunu hukuk fakültesine girmeden önce bile Duymuştum. | Open Subtitles | لقد سمعت عنها منذ سنوات عدة حتى قبل أن ألتحق بكلية الحقوق |
| Evet Duymuştum. Bir mit değil mi? | Open Subtitles | نعم سمعت عنها انها قصة خرافية اليس كذلك؟ |
| Cinayeti görmüş olabilirsin Lyle hatta duymuş olabilirsin ama sen yapmadın. | Open Subtitles | قد تكون رأيت الجريمة,لايل أو سمعت عنها حتى لكنك لم تنفذها |
| Gittiğim çoğu yere gitmeye medyada duymuş olduğum için karar verdim. | TED | معضم الاماكن التي زرتها قررت الذهاب اليها لانني سمعت عنها عبر الاعلام. |
| Hey, hakkında çok şey duyduğum şu meşhur kocaman biralardan bir tane ver bakalım. | Open Subtitles | أعطني أحد تلك البيرة العملاقة المشهورة التي سمعت عنها كثيراً |
| Burada bir işten bahsedildiğini duydum. Şimdiye dek duyduğum en iyi iş. | Open Subtitles | لقد سمعت عن شغلة هنا, أعظم شغلة قد سمعت عنها |
| - Sahaya yapılanları duydum. - duydun mu yoksa orada mıydın? | Open Subtitles | لقد سمعت عن ساحه اللعب - لقد سمعت عنها , أم كنت هناك ؟ |
| Eskiden kalma bir teknoloji var belki de duymuşsundur. Adı kitap. | Open Subtitles | هناك تكنولوجيا قديمة ربما سمعت عنها تدعى بـ " الكتب ". |
| Callie'yi gördün mü? Ondan haber aldın mı? | Open Subtitles | هل رأيت (كالي) ، أو سمعت عنها شيء ؟ |
| Evet Duymuştum. Bir mit değil mi? | Open Subtitles | نعم سمعت عنها انها قصة خرافية اليس كذلك؟ |
| Öyleyse şimdi nasıl yazıldığını görelim.Methini çok Duymuştum. | Open Subtitles | الآن دعنا نرى بعض من تلك الحركات التي سمعت عنها كثيراً |
| Annem haklıydı, hatırlamıyordum, ama ne olduğunu öğrenmeme yetecek kadar Duymuştum. | Open Subtitles | أمي على حق, أنا لا أتذكر لكن سمعت عنها بما فيه الكفاية لأعرف كيف كانت الحادثة |
| 47 yıl önce Madagaskar'a geldiğim zaman bunları Duymuştum. | Open Subtitles | هل تعلم أنّنى سمعت عنها عندما كنت هنا فى مـدغشـقر منذ 47 سنه |
| Duymuştum, ama bunu ilk kez görüyorum. | Open Subtitles | سمعت عنها ، ولكنها أول مرة أراها |
| Herhangi bir yerden duymuş olabilir. Muhtemelen okuldan. | Open Subtitles | ربما سمعت عنها في أي مكان ربما في المدرسة |
| Batılılardan bu böcekler hakkında bir şeyler duymuş ve dermansızlık için kullanmaya karar vermiştim. | Open Subtitles | لقد سمعت عنها من سكان الغرب وقررت استخدامها في معالجة مرض الضعف. |
| Sanırım aradığın hikâye bu. Adını duymuş olmana şaşırdım. | Open Subtitles | أعتقد أنّها الرّواية التي كنتِ تبحثين عنها، يفاجئني أنّك سمعت عنها أصلاً |
| duyduğum en iyi iş. Bir mücevher rehincisi. | Open Subtitles | إنها أعظم شغلة سمعت عنها, مكتب مرابي مجوهرات |
| California'ya gidip Donna'yı kurtarmak... duyduğum en romantik şeylerden biri olsa da. | Open Subtitles | على الرغم من أن الذهاب لكالفورنيا لإنقاذ دونا هو من أفضل الأشياء الرومانسية التي سمعت عنها مطلقا |
| duyduğum bir yer mi? Yoksa hiç duyulmamış bir devlet okulu mu? | Open Subtitles | من بعض الأماكن التي سمعت عنها أو من بعض الأماكن التي لم يسمع عنها ؟ |
| Ne duydun bilmiyorum ama Shay bayan falan değil. | Open Subtitles | لا أعلم ماذا سمعت عنها لكنها ليست بسيدة |
| - Evet, evdeki konuşmayı duydun. | Open Subtitles | ؟ نعم,حسنا,أنت سمعت عنها في الخلف هناك. |
| Altın kuralı duymuşsundur, değil mi? | Open Subtitles | أسمعت عن القاعده الذهبيه... هل سمعت عنها ؟ |
| Ondan haber aldın mı? | Open Subtitles | هل سمعت عنها ؟ |