| Bu kelime her türlü teçhizat,eşya kişisel eşya, hatta olta takımı ya da dikiş takımları. | Open Subtitles | إنها تشمل الحاجيّات واﻹكسسوارات وجميع المقتنيات الشخصية حتى سنارة الصيد أو عُدة الخياطة |
| Balikciydi, ellerindeki yaralar cok belli, olta kancalari. | Open Subtitles | إنه صياد، الندب على يديه مميزه سنارة صيد |
| Balıkçıydı, ellerindeki yaralar çok belli, olta kancaları. | Open Subtitles | إنه صياد، الندب على يديه مميزه سنارة صيد |
| Bak, kazandığım tüm para o balıkçı oltası ve makarasına gidecek. | Open Subtitles | أترى، كل المال الذي سأجنيه سيذهب لشراء سنارة الصيد |
| Plastik tampon, plastik top, kauçuk ayakkabı, metal zımba balık oltası, bisiklet tutacağı oyuncak tren, oyuncak uçak, kapı kolu el feneri kabı, araba üzerindeki bozulmuş tabaka gibi. | Open Subtitles | سدادة بلاستيكية , مقبض بلاستيكي , حذاء مطاطي , مشبك معدني سنارة سمك , مسكة دراجة لعبة قطار , لعبة طائرة , مفك |
| Misina. Sam'ın oltasından aldım. | Open Subtitles | إنه خيط بلاستيكي أخذته من سنارة الصيد الخاصة بسام |
| Balık oltasından. | Open Subtitles | سنارة السمك. |
| Güzel bir olta, değil mi? | Open Subtitles | هذه سنارة جميلة , اليس كذلك |
| olta gerekmeyecek mi? | Open Subtitles | ألن تحتاج سنارة ؟ |
| Bulabileceğin en iyi olta. | Open Subtitles | إنها أفضل سنارة يمكنك إحضارها |
| olta kamışı. Silah, silah falan yok. | Open Subtitles | سنارة ليس-ليست بندقية |
| Gerçi gene de de olta ipiyle nasıl ameliyat yapılacağını öğretemezlerdi. Ferg'deki DNA sonuçlarını hızlandırabilirseniz haberim olsun. Olur. | Open Subtitles | لكن، لم يكونوا ليعلّموك كيف تخيط جرحاً .. بواسطة خيط سنارة صيد، لذا أعلمني إن تمكّنت من إسراع (نتائج الحمض النوويّ من (فيرغ . سأفعل ذلك |
| Yarışma için olta atmak. | Open Subtitles | سنارة للمنافسه |
| Bu ağır kalple birlikte balık oltası yaşıyamam. | Open Subtitles | لا يمكنني أن أحمل سنارة صيد مع هذا القلب الثقيل |