| Ama 500 milyon çocuğa birçok defa ulaşıyorsanız -- bir çocuğa ulaşmak 20, 30 sent -- bu pek fazla bir para değil. | TED | و لكن عندما تصل إلى 500 مليون طفل ، عدة مرات 20 ، 30 سنتا لتصل إلى طفل فإنه ليس بالمبلغ الكبير جدا. |
| Yani yalan söyleyerek aldıkları bir dolar, dürüst davranmaları için herhangi bir teşvik devreye sokmadığınız takdirde onlar için sadece 75 sent değerindedir. | TED | وهذا يعني أن تتلقى دولار عندما تكذب تكون قيمته لهم فقط 75 سنتا دون أي حوافز يضعونها ليتصرفوا بأمانة. |
| Biliyorsunuz kar amacı gütmezseniz, bir dolara karşılık 50 sent kazanırsınız. | TED | وقال .. عندما تعمل في منظمة غير ربحية فان تحصل على 50 سنتا لكل دولار تقدمه |
| Biri bana üç sent teklif etti ve ben de onu üç buçuk sente bağladım. | TED | فقد عرض علي احدهم 3 سنتات .. وقد استطعت ان ارفع سعره الى 3.5 سنتا |
| Yedi yaşında bunu çözmüştüm. Bin elbise askısı için üç buçuk sent aldım. | TED | وهكذا وانا ابن سبع سنوات استطعت ان ابيع الآلاف من علاقات الملابس ب 3.5 سنتا للواحدة |
| Cebimde 50 sent ve terliklerimle. | Open Subtitles | مع لاصق أعشاب ، 50 سنتا فى الاسبوع و شبشبا جديدا فى الكريسماس |
| - Ama şehir bana çok büyük geldi. - Mil başına 20 sent. | Open Subtitles | و لكن المدينة بدت هائلة بعشرون سنتا فى الميل |
| El Paso'da daha önce hiç görmediğin biri kasabaya geldiğinde bana haber verirsen, sana 50 sent veririm. | Open Subtitles | لدي 50 سنتا لأجلك ان أخبرتني ان اتى اي أحد لم تراه قبلا الى ال باسو في المدينة |
| Bu demektir ki, size dört dolar ve seksen sent borçluyum. | Open Subtitles | ذلك يعني بأني مطلوب لكم بأربعة دولارات وثمانون سنتا |
| Yemek başına 25 sent olduğuna göre alsam fena olmaz. | Open Subtitles | ان مبلغ 25 سنتا للوجبة يبدو مبلغا معقولا |
| Fena değil. Azıcık un ve yağın neresi 25 sent anlayamadım. | Open Subtitles | يبدو مبلغ 25 سنتا معقولا في قليل من الطحين والزيت |
| Çünkü öyleyse, 50 sent, kötü davranma vergisi. | Open Subtitles | أنت لا حتى لا جيدة، أنت؟ لأنه إذا كنت، هناك 50 سنتا ما يصل إلى أي حسن الضرائب. |
| - Bir çeyreklik. - Bir çeyreklik, demek istiyorsun. 25 sent. | Open Subtitles | ربع ، ربع واحد، ان كنت ترغب بالمحاولة 25 سنتا |
| Saatine üç dolar yirmi beş sent. | Open Subtitles | ثلاثة دولارات وخمسة وعشرين سنتا في الساعة. |
| Bir sent bile alan her polisin adı rozet numarasıyla birlikte bir deftere yazılmış. | Open Subtitles | كل شرطي تقاضى سنتا ، مدون في الدفتر ومرتب برقم الشارة |
| Bir sent bile alan her polisin adı rozet numarasıyla birlikte bir deftere yazılmış. | Open Subtitles | كل شرطي تقاضى سنتا ، مدون في الدفتر ومرتب برقم الشارة |
| 500 dolar ve 42 sent. | Open Subtitles | لا اعرف يا رجل يوجد 500 باكز هنا و42 سنتا |
| Saatine 25 sent alacaksın, kendi masalarının bahşişleri de var. | Open Subtitles | أجرك هو 25 سنتا في الساعة و تحتفظين بالإكرامية |
| Annenle elimizde daha bir sent para yokken babam öldü. | Open Subtitles | والدي توفي عندما كنا انا وامك ما زلنا لا نملك حتى سنتا |
| Dolar başına 50 sent alacağım. Alırım gerçekten. | Open Subtitles | سآخذ 50 سنتا على الدولار سأفعل حقا ، سأفعل حقا |