| Topraklarının yüzde 40'ını kaybedecek ve çevreleneceklerdi, bu yüzden Batı Şeria'nın gerisine serbest ulaşımı kaybedeceklerdi. | TED | التي سوف تفقد 40 في المئة من أراضيها وتحاصر، لذا فإنها سوف تفقد الوصول الحر الى باقي الضفة الغربية. |
| Eğer ödemeleri yapamazsan dükkanı kaybedecek ve hiçbir şeysiz kalacaksın. | Open Subtitles | اذا لم تدفع ما عليك سوف تفقد متجرك ولن تمتلك شيء حينها |
| Merkezdeki dedektif, ayağını kaybedecek. | Open Subtitles | المحققة التي تعمل بالمركز سوف تفقد قدمها فهذه العدوى منتشرة بالأرجاء |
| Audrey'le bağlantılıysan o da parmağını kaybedecek böylece öğrenmiş olacağız, değil mi? | Open Subtitles | اترين اذا كنتي انت واودري حقاً متصلين حسنا، ثم أنها سوف تفقد واحدا منها ايضاً وعندها سنعرف؟ |
| Çok geride kaldım ve eğer cumaya kadar parayı ödeyemezsem, sırasını kaybedecek. | Open Subtitles | حتى الآن متأخر عن السداد، إن لم أستطع تدبير المبلغ، يوم الجمعة سوف تفقد مكانها في القائمة. |
| Er ya da geç insan tarafın çatışmayı kaybedecek. | Open Subtitles | عاجلا أم آجلا، سوف تفقد الجانب البشري الخاص بك |
| 2. günden işini kaybedecek olman kötü, James. | Open Subtitles | هل أنت مسوعب ذلك بأنك سوف تفقد عملك في يومك الثاني " جايمس" |
| En iyi arkadaşınızı kaybedecek ve her gün D'Agostino'dan ağır torbalarla dönecek hiçbir şey için sıranızı bekleyeceksiniz. | Open Subtitles | وهو بأنك سوف تفقد أفضل أصدقائك ومن ثم ستعود الى منزلك من محل "داغاستينوز" مع أكياس ضخمة كل يوم |
| Bir ay daha böyle giderse görme yetisini tamamen kaybedecek. | Open Subtitles | " سوف تفقد بصرها نهائيآ ربما يستمر هذا لمدة شهر أو إلي الأبد " |