| 3 gün sonra elçiliğin önünde buluşacağız, kuzenim seni arayacak. Siktir git. | Open Subtitles | سنرى بعضنا أمام السفارة خلال 3 أيام قريبي سيتصل بك |
| Demek ki... yakında seni arayacak. | Open Subtitles | انا واثق من انه سيتصل بك قريبا |
| - Messer'ı gören, seni arayacak. | Open Subtitles | حالما أقفلت السماعة أي شخص يحدد موقع " ميسار " سيتصل بك |
| Gidip kontrol etsem iyi olur. Alvey sakinleştiğinde seni arar. | Open Subtitles | ينبغي ان اذهب لأتفقدهم , الفي سيتصل بك عندما يهدأ |
| Avukatım yarın seni arar ve karşı koymasan iyi edersin. | Open Subtitles | ،هذا كل شيء ، لقد اكتفيت سيتصل بك المحامي في الغد |
| İlginç bir şekilde birileri, o kişi hakkında konuşacaktır yanınızda, ve o kişi sizi arayacak veya mektup yazacaktır. | Open Subtitles | وبطريقة أو أخرى، سيبدأ أحدهم بالتكلم معك عن ذلك الشخص أو سيتصل بك ذلك الشخص هاتفيا أو تصلك رسالة منه |
| İnsanlar seni arayıp sorular soracaklar, | Open Subtitles | سيتصل بك المستمعون و يسألون الأسئلة المتعلقة بالأمومة |
| Yani, seni arayacak. | Open Subtitles | لذا، فهو سيتصل بك |
| The Journal'dan Tom Frankel beş dakikaya seni arayacak. | Open Subtitles | توم فرانكل) من المجلة سيتصل بك في 5 دقائق) |
| İki dakika içerisinde, kocan seni arayacak. | Open Subtitles | خلال دقيقتين سيتصل بك زوجك |
| En kısa sürede seni arayacak. | Open Subtitles | سيتصل بك في أسرع وقت ممكن |
| seni arayacak. | Open Subtitles | -لوميس سيتصل بك لاحقاً |
| Sampiero adında bir avukat seni arayacak. | Open Subtitles | سيتصل بك محامي يدعى (سامبييرو) |
| Sampiero adında bir avukat seni arayacak. | Open Subtitles | سيتصل بك محامي يدعى (سامبييرو) |
| Jason seni arayacak, tamam mı? | Open Subtitles | سيتصل بك (جايسون)، |
| Çünkü ortağın, Eugene'in işini bitirdikten sonra seni arar diye düşündüm. | Open Subtitles | " يخطر لي بأنه حالما ينهي شريكك " يوجين سيتصل بك على هذا الهاتف |
| Ofisim seni arar, tamam? | Open Subtitles | سيتصل بك مكتبى, حسنا ً ؟ |
| Ofisimdekiler seni arar, tamam mı? | Open Subtitles | سيتصل بك مكتبى, حسنا ً ؟ |
| - Tamam anlaştık, Trellick seni arar. | Open Subtitles | - حسنا، اتفقنا سيتصل بك ( تريليك ) |
| Laboratuvar sonuçlar çıkar çıkmaz sizi arayacak. | Open Subtitles | سيتصل بك المختبر ، عندما تظهر النتائج حالما يأتون، لنفتحها |
| Hem de bela durumunda sizi arayacak cinsten. | Open Subtitles | وهذا سيتصل بك حالما تحدث أي مشكلة |
| - Maia, baban birkaç gün içinde seni arayıp onunla görüşmeni isteyecek. | Open Subtitles | والدكِ سيتصل بك خلال يوم او يومين ويريد مقابلتكِ |