| Hükümetin endişelerine çok hassasız Sayın Baş yargıç. | Open Subtitles | إننا ندرك جيداً مخاوف الحكومة، يا سيدي رئيس المحكمة العليا، |
| Sayın Baş Yargıç, ve mahkemede bulunanlar... | Open Subtitles | ...سيدي رئيس المحكمة، والسادة أعضاء المحكمة |
| Sayın Baş Yargıç ve mahkeme heyetinin izniyle. | Open Subtitles | سيدي رئيس القضاة، وهيئة المحكمة الموقرة |
| Bay Başkan geçen haftaki olaylar her birimizi şok etti. | Open Subtitles | سيدي رئيس المجلس ، الأحداث في الأسبوع الأخير صدمتنا جميعاً |
| - Bay Başkan, bütün mısırları yedi. - Köpeğimi yedi. | Open Subtitles | ـ سيدي رئيس البلدية، لقد أكل حقل الذرة باكمله ـ لقد اكل كلبي |
| Sayın Başkan... Hayır sorun yok. | Open Subtitles | سيدي رئيس الوزراء بالتاكيد لا سيدي |
| Eminim Sayın Baş Yargıç, Başkan da öyle. | Open Subtitles | أجل، سيدي رئيس القضاة وكذلك الرئيس |
| Bay Başkan, çok üzgünüm sizi biraz bekletebilir miyim? | Open Subtitles | سيدي رئيس الوزراء، أنا آسفة، أيمكن أن تنتظر قليلاً؟ |
| Yani, Bay Başkan. | Open Subtitles | أعني، سيدي رئيس الجلسة. |
| Bay Başkan, bu fatura Kalinda Sharma'nın müvekkille direk bağlantılı olduğunu kanıtlıyor, bu nedenle onun notları da müvekkilimizin malıdır. | Open Subtitles | -أجل . سيدي رئيس الجلسة، قائمة الحساب هذه تثبت أن (كاليندا شارما)، وثيقة الصلة بصورة مباشرة بالعميل، |
| Bay Başkan. | Open Subtitles | ، سيدي رئيس مجلس النواب |
| Dr. Fleming, Sayın Başkan. | Open Subtitles | الدكتور فليمنغ, سيدي رئيس الوزراء. |
| Sayın Başkan ben Tom Taylor. | Open Subtitles | سيدي رئيس البلدية معك توم تيلور. |