| Ama iki eviniz, iki yatak odanız, daha fazla arkadaşınız olacak. | Open Subtitles | لكن سيصير عندكم بيتان و غرفتا نوم, و أصدقاء أكثر |
| Umuyordum ki, buraya geldiğimde, her şey daha iyi olacak. | Open Subtitles | كنت أأمل عندما أتيت الى هنا ان كل شئ سيصير الى الأفضل |
| Gerçekleri anlatmaya başlasan iyi olacak yoksa burası epey sessizleşecek. | Open Subtitles | لذا من الأفضل أن تشرع بقول الحقيقة والإ سيصير الأمر واقعي، وهاديء تمامًا |
| Ama sana bir şey olursa bu insanların sonu ne olur? | Open Subtitles | و لكن إن حدث أى شئ لك ماذا سيصير إلى هؤلاء الناس |
| Ayrılmış ve çözülmüş olanlar bir bütün olacaklar. İki, bir olur" | Open Subtitles | ما انقسم وانفصل سيعود واحداً سيصير الاثنان واحدا |
| Mishima'nın koruması olacağını düşünmezdim. | Open Subtitles | لم اخل ابدا انه سيصير حارس شخصي لدي ميشيما |
| Böylece, Dünya yakında tüm evrende yaklaşan asteroitleri başka yöne çevirdiği bilinen tek obje olacak. | TED | وقريبًا، سيصير كوكب الأرض هو الجُرم الوحيد المعروف في الكون الذي يصرف الكويكبات الدانية منه جانبًا عوضًا عن انجذابها إليه. |
| Aynı çocukluğumuzdaki gibi olacak. | Open Subtitles | سيصير الأمر كما كنا نقول في شبابنا |
| Kaygılanma. Her şey yolunda olacak. | Open Subtitles | لا تقلقى, كل شىء سيصير على ما يرام |
| Aynı çocukluğumuzdaki gibi olacak. | Open Subtitles | سيصير الأمر كما كنا نقول في شبابنا |
| Aydınlık ve karanlık çarpışınca kurtuluşumuz yakın olacak." | Open Subtitles | "عندما يتصادم النور والظلام معاً، "سيصير خلاصنا في متناول أيدينا. |
| Eğer seninle evlenirsem, tüm mirasım senin olacak. | Open Subtitles | لو تزوجتك، كل ما أملكه سيصير ملكاً لك. |
| Bak, Talya, bunlar sen bile anlamadan tarih olacak. | Open Subtitles | كل هذا سيصير من الماضي قبل أن تدركي |
| Seni anlayabiliyorum. Çok zor olacak. | Open Subtitles | لقد مررت بما مررت به ، الامر سيصير اصعب |
| "Deli olacak kalbim. Sensin tek sahibi." | Open Subtitles | قلبي سيصير مخبولاً" "وأنت دواؤه الوحيد |
| Bilmedigin sey ise, evren bir daha genislediginde, hersey su andaki gibi olur. | Open Subtitles | ما لا تعرفه هو انه عندما يتمدد الكون ثانية كل شيء سيصير كما هو الآن |
| Bunu yapacak olursan mevzu, hayal ettiğinden bile daha da çirkinleşecek olur. | Open Subtitles | إفعل هذا، والوضع الذي تتحدث عنه سيصير أقبح من حريق قمامة. |
| Teklifimi kabul edin, ya da ölümünüz.. ...kesinlikle en acı şekilde olur. | Open Subtitles | اقبلن عرضي وإلا سيصير نحبكن مؤلماً لدرجة لا يمكن تخيلها. |
| Eğer dikkatli olmazsan o vali olur, sen de orada kalakalırsın. | Open Subtitles | إذا لم تتخذ حذرك الآن سيصير الحاكم بينما تقف هنا على غفلة من أمرك |
| Oğullarının nasıl hükümdarlar olacağını görememek kralların kaderidir. | Open Subtitles | هذا مصير الملوك ألا نرى أبداً أي نوع من الحكام سيصير أبنائنا. |
| Güzel oğlumun nasıl bir adam olacağını asla göremeyeceğim. | Open Subtitles | لن أعرف أبداً أي نوع من الرجال سيصير ولدي العزيز. |