| - Vay canına. - Yalnız olay şu ki, henüz gizli bir bilgi bu. Rolü alan aktör henüz kovulacağını bilmiyor. | Open Subtitles | ولكن الأمر لا يزال سرياً، فالممثل الذي يلعب الدور يجهل أنه سيطرد |
| Ayrıca, büyük ihtimalle bugün kovulacağını duydum. | Open Subtitles | كما أني سمعت بأنه على الأرجح سيطرد اليوم |
| Konuştuğum adam, Gerrard geri adım atmasa kovulacağını düşünüyordu. | Open Subtitles | الرجل الذي تحدثت معه إعتقد بأن جيرارد كان سيطرد اذا لم يرضخ للأمر. |
| Eğer bu transkripti yöneticinin kapısının altında atarsan ve kovulur. | Open Subtitles | فلتدس هذا النص من تحت باب المدير و سيطرد |
| kovulur. İnanılmaz ellerin var. | Open Subtitles | سيطرد من هنا فورا لديك أيادي رائعة |
| Hayır Warren, kimse kovulmayacak. | Open Subtitles | لا ، وارن لا أحد سيطرد ' هل تفهم ؟ |
| Kimse kovulmayacak. | Open Subtitles | لا أحد سيطرد |
| İşinden kovuluyor olabilir. | Open Subtitles | من الممكن أنه سيطرد من العمل |
| Size kimin kovulacağını söylememi istiyorsunuz. | Open Subtitles | تُريدُني أَنْ أُخبرَك من الذي سيطرد |
| İkimizin de kovulacağını söyledi. | Open Subtitles | وقالت أنّ كِلانا سيطرد. |
| Profesör Thomas kovulacağını biliyordu. | Open Subtitles | البروفيسور (توماس) كان يعلم انهُ سيطرد |
| - Bir daha bahar tatili ya da öğrenci birliği partisi veya üniversite lafını eden kovulur! | Open Subtitles | أو حفل الإخاء أو جامعه سيطرد |
| Carl kovuluyor. | Open Subtitles | (سيطرد (كارل |