| Tavuk pişirdi ve Seven filmini kiraladı. Tavuk çok lezzetliydi. | Open Subtitles | لقد طبخ دجاج و استأجر فيلم "سيفين", لقد كان دجاجاً جيداً. |
| Bölgedekilere fotoğrafınızı gösterdik. Kiwi Seven Lounge'da barmensiniz. | Open Subtitles | لقد أظهرنا صورتك في الأرجاء أنتَ نادل في حانة "كيوي سيفين لونغ" |
| ... Şüphelinin Bir Hong Kong polisi olduğu sanılmakta jackie olarak bilinen şüpheli dün Seven amcayı ziyaret etmiş. | Open Subtitles | ابنة العم (سيفين) تعتقد أن المشتبه به هو شرطى من (هونج كونج) تعرفه فقط بإسم (جاكى), وقد زار العم (سيفين) |
| Neden bir yerine iki kılıç kullanıyorsun? | Open Subtitles | لدي سؤال لماذا تستعمل سيفين بدلاً من واحد |
| Ama uyan bir şey bulamıyorum. İki kılıç, üç de bıçak denedim. | Open Subtitles | ولكنّي أعجز عن إيجاد السلاح الملائم، أعني، جرّبتُ سيفين و3 سكاكين |
| Golden Dragon Derneği başkanı Seven amcanın cenaze törenindeyiz geçen hafta vahşice öldürülmüştü. | Open Subtitles | نحن فى مأتم العم (سيفين) رئيس منظمة "التنين الذهبى" الذى قتل بوحشية السبوع الماضى |
| Seven amcayı topraga vermeden önce Çin mahallesinde polis çok sıkı önlemler aldı. | Open Subtitles | الشرطة متولجدة بكثافة هنا اليوم لمواكبة روح العم (سيفين) إلى الحى الصينى |
| Wickham Meydanı'nda canlı yayındayız Seven amcanın cenaze töreni Çin mahallesinin büyük çete savaşına dönüştü. | Open Subtitles | نحن فى نقل مباشر من ساحة (ويكهام) حيث تحول مأتم العم (سيفين) إلى أكبر حرب عصابات فى الحى الصينى |
| Polis cinayet zanlısı, Jackie'nin Seven amca'nın kızıyla alışveriş merkezinden kaçarken görüldügünü söyledi. | Open Subtitles | تقول الشرطة أن المشتبه به فى جريمة القتل (جاكى) شوهد للمرة الأخيرة يهرب من هنا مع انبنة العم (سيفين) |
| Darren Pyne, Lucky Seven'daki odanızda ölü bulundu. | Open Subtitles | (دارين باين) وجد ميتاً في غرفة فندقك -في فندق الـ(لاكي سيفين ) |
| Seven Grand'e gidiyoruz. | Open Subtitles | سوف نذهب إلى سيفين غراند |
| Seven Hills, 89052. | Open Subtitles | سيفين هيلز, 89052 |
| Bazı şövalyelerin neden iki kılıç taşıma ihtiyacı hissettiğini hiç anlamamıştım. | Open Subtitles | لم أفهم قط حاجة بعض الفرسان لحمل سيفين. |
| Her iki elinde ayrı bir kılıç tuttu; | Open Subtitles | ، قام بحمل سيفين منفصلين بكلتا يديه |
| Bunlar ötekinden iki kılıç uzakta. | Open Subtitles | من العلامات أنه هناك سيفين |
| Çift kılıç'tan. | Open Subtitles | السيد، مِنْ سيفين. |
| Çifte kılıç. | Open Subtitles | القتال باستخدام سيفين |
| Altı ay önce yetenek penceremde Çifte kılıç belirdi. Ama insanlar bu yeteneğe sahip olduğumu öğrenselerdi... | Open Subtitles | {\pos(50,150)} القتال باستخدام سيفٍ واحدٍ القتال باستخدام سيفين القتال باستخدام سيوف الرمي |