| Burada, bir şatoda dul bir adam ve küçük kızı Külkedisi yaşarmış. | Open Subtitles | هنا فى قصر مهيب عاش نبيل أرمل مع إبنته الصغيره، سيندريلا |
| Kadın soğuk, acımasızmış ve Külkedisi'nin çekiciliğini ve güzelliğini kıskandığından kendi garip kızlarına ilgi göstermeye kararlıymış. | Open Subtitles | باردة وقاسية وغيورة جداً من سحر سيندريلا وجمالها وكانت مصممة جداً على رعاية مصالح |
| Yine de, bütün bunlara rağmen, Külkedisi nazik ve iyi huylu kalmayı başarmıştı. | Open Subtitles | وبالرغم من كل ذلك سيندريلا بقيت لطيفة ونبيلة |
| Sindirella'nın üç şeytani üvey "karpuzu" vardı ki kendisine karşı çok kokuyordular." | Open Subtitles | سيندريلا كان لديها ثلاث بطيخات غريبة وكانت كريهة الرائحة جدا لديها |
| Galiba artık elbiseni ütülemen gerekmeyecek, Cinderella. | Open Subtitles | إحسبْك سوف لَنْ تَحتاجَ لضَغْط لباسِكَ تماماً لحد الآن، سيندريلا. |
| Bir, Cuma akşamı Cinderhella II' yi izlemeye git, ezik. | Open Subtitles | أولا : أذهب لرؤية سيندريلا 2 في ليلة الجمعه. فاشل |
| ...ve Sinderella ve onun Prensi sonsuza dek mutlu yaşadılar. | Open Subtitles | وبينما كانت سيندريلا وأميرها يعيشان بسعادة وهناء، |
| Külkedisi, Külkedisi Gece ve gündüz bu, Külkedisi'dir | Open Subtitles | سيندريلى سيندريلى فى الصباح والمساء يطلبون سيندريلا |
| Umarım Külkedisi'ndeki fare gibi tiz bir sesi yoktur. | Open Subtitles | اتمنىّ ان لا يكون صوتها رفيعا و مزعجا مثل الفئرانِ في قصة سيندريلا |
| Neden, Külkedisi, hazır değilsin, çocuğum? | Open Subtitles | سيندريلا أنتِ لستِ مستعدة يا إبنتى؟ - أنا لست ذاهبة - |
| Külkedisi küllere tekrar göz atmak istiyor. | Open Subtitles | سيندريلا ترغب في إلقاء نظرة علي الأطلال |
| Senden hoşlanıyoruz. Külkedisi de senden hoşlanıyor. | Open Subtitles | نحن نحبك سيندريلا تحبك أيضاً |
| Külkedisi baloya gitmeyecek. | Open Subtitles | سيندريلا لن تذهب للحفلة - ماذا؟ |
| Zavallı Külkedisi. | Open Subtitles | سيندريلا المسكينة |
| Sindirella ve bal kabağı gibi olacak. | Open Subtitles | هذه سَتَكُونُ مثل سيندريلا والقرعة. |
| Bu adam, mart ayınca Sindirella'nın yanına gelen erkek kediler gibi. | Open Subtitles | هذا الرجل... كمثل ذاك القط "الذي كان يأتي لـ"سيندريلا عندما يكون شهوانياً |
| - Sindirella, sen ve şenlik mi? - Şenliğe mi gitmek istiyorsun? | Open Subtitles | أنتِ يا (سيندريلا)، هل تودين الذهاب إلى الأحتفال؟ |
| - Cinderella'nın hikâyesi gibi. | Open Subtitles | يا لها من قصّة سيندريلا يعني بكلامه بأنّه شيء لا يصدّق |
| Ancak gerçek "Cinderella", hikayesi elbette yarışmaya California'dan katılan "Clover" lar. | Open Subtitles | لكن قصّةَ سيندريلا الحقيقية هنا، بالطبع "كولوفرز كومبتون الشرقية"، كاليفورنيا |
| Cinderhella cinayetlerinden sonra ne olduğunu öğrenmeliyiz. | Open Subtitles | يجب علينا أن نعلم ماذا سيحدث بعد جرائم سيندريلا |
| Cinderhella ll'den daha kötü bir film nasıl yaparlar? | Open Subtitles | كيف يستطيعون بأن ينتجوا فيلم أسوأ من سيندريلا 2 ؟ |
| Bir işe girebilsem, profesyonel Sinderella olurdum. | Open Subtitles | لو بامكاني الحصول على وظيفة في العالم سألعب دور سيندريلا باحتراف |
| Bu gerçek bir Kül Kedisi hikayesi. Ayakkabı yerine forma giyecek. | Open Subtitles | هذه قصة سيندريلا الحقيقة ولكن بدلاً من الحذاء يوجد المربط |
| Yine de bağırırlar. - Onu oyala, Cinderelly. | Open Subtitles | مازالوا يصرخون - يبقون سيندريلا مشغولة - |
| Phoebe, Sindrella hayalini istediğini biliyorum. | Open Subtitles | فويب، أَعْرفُ بأنّك تُريدُ خيال سيندريلا. |