| Betty Schaefer'in bulduğu hikâye kafamın içini kurcalayıp duruyordu. | Open Subtitles | تلك القصة التي تعمل عليها بيتي شايفر بدأت تمر بذهني ولم تتوقف كأنها مجموعات قاطرات. |
| Bütün bunlar da ne? Evet, Betty Schaefer. | Open Subtitles | حسنا، لنرى ما هذا الشيء على أي حال هذه بيتي شايفر. |
| Eğer Schaefer bu işteyse ve benim kan örneklerimi ortadan kaldırdıysa hiç şaşırmam. | Open Subtitles | لا يفاجئني على الإطلاق إن كان شايفر هو من قبض علي وأضاع عينة دمي |
| Eğer Ben Shafer'a bir ödeme yapıldıysa.... mutlaka muhasebede kaydı olmalı. | Open Subtitles | لذا لو كان هناك دفع لـ(بين شايفر) سيكون في سجلات حساباتهم |
| Bu FBI'dan Ajan Ben Shafer. | Open Subtitles | هذا العميل (بين شايفر) من المباحث الفيدرالية |
| -Rahat ol, Schafer. -Sen de bal gibi biliyorsun, Tom. | Open Subtitles | على رسلك يا (شايفر) أنت تعلم كما أعلم يا (توم) |
| Şimdi bizi ölüme terk edip kaçıyor işte. Tıpkı, Schaeffer gibi hepimizin kafa derisi yüzülecek. | Open Subtitles | الآن هو هرب، وتركنا أن نموت سيسلخون فروات رؤوسنا، تماما مثل ما كان شايفر |
| Tamam, pekâla belli ki, Chaver'ın cesedi arabada değilmiş. | Open Subtitles | (لـ(برانتلي - حسناً - من الواضح أن جثةَ (شايفر) لم تكن في تلكَ السيارة |
| Officer Schaefer, kokusunu aldığınız alkolün... müvekkilimin nefesinden geldiğine emin misiniz? | Open Subtitles | الضابط شايفر الكحول الذي شممته هل أنت متأكد بأنه كان من نفس موكلي؟ |
| Memur Schaefer hakkında kirli bir şey varsa o da web tarayıcısı geçmişi. | Open Subtitles | الشيء الوحيد القذر الذي وجدته على الضابط شايفر هو تصفحه عالإنترنت |
| Tam oradaydı. Betty Schaefer'in geleceği avucumun içindeydi. | Open Subtitles | ها هو، مستقبل بيتي شايفر في يدي |
| Bayan Betty Schaefer ile görüşebilir miyim? | Open Subtitles | هل لي أن أتكلم مع الأنسة بيتي شايفر ؟ |
| Bayan Schaefer, size iyilik yapıyorum. | Open Subtitles | آنسة شايفر إني أحاول أن أقدم لك خدمة. |
| Schaefer, sen çizgiyi aştın! | Open Subtitles | شايفر ، لقد تخطيت حدودك معنا هنا |
| Jamie, dinle beni. Ben Shafer göz doktorunu öldürdü. | Open Subtitles | (جايمي)، انصتي لي (بين شايفر) قتل طبيب العيون |
| Eğer Ben Shafer'ın ölümünü soruşturan biri varsa ne kadar çok arkasını kollayanı varsa o kadar yararına olur. | Open Subtitles | ولو كان هناك أحد يحقق في موت (بين شايفر) كلما كان من الأفضل وجود أشخاص يقومون بحمايتك |
| Eğer Reiden'ın bordrolarına ulaşıp Ben Shafer'a... ödeme yapıldığını kanıtlarsak kaçak hayatına gerek kalmaz. | Open Subtitles | علينا أن نخرجها من هذا بإثبات أن (بين شايفر) كان موظفاً لـ(ريدين) |
| Schafer'ı bulmalıyız. | Open Subtitles | علينا ان نجد ,شايفر |
| Eminim yalnızca Schafer'ın ve birkaç kişinin daha haberi vardır. | Open Subtitles | متأكد أن (شايفر) والقليل فقط يعلمون بهذا |
| Enerji Bakanlığı'ndan Rick Schaeffer'la konuşabilirsiniz. | Open Subtitles | يمكنك الاتصال بـ"ريك شايفر"في وزارة الطاقة. |
| Chaver, Brantley'i arabaya götürdü. | Open Subtitles | شايفر) تمكن من إدخال (برانتلي) في السيارة) |
| İlk olay yeri Shaver Sokak'taydı. | Open Subtitles | أول مسرح جريمة كان في شارع "شايفر". |