| damarlarım lanet toprağınızla dolduğunda benim güvencem ne olacak? | Open Subtitles | أنت تأكد لي ما هو الأفضل لتأمينك عندما تمتلئ شراييني بدمك اللعين؟ |
| Kemiklerim, kalbim, damarlarım, ve sinirlerim, ve beden, ve et gerçek değil. | Open Subtitles | عظامي,قلبي,شراييني واعصابي والجسد,واللحم ليسوا حقيقين |
| Sonra damarlarım kontrolsüz şekilde kaçınmaya başlıyor. | Open Subtitles | ثم تعتري الحكّة شراييني بشكل منفلت، فيهيمن عليّ الشره |
| damarlarımı biliyorsun, kolesterole dikkat etmem lazım. | Open Subtitles | علي أن أنتبه على الكوريسترول بسبب شراييني |
| Bir Pinot şişesinin içine girmek ve damarlarımı kızartmak tavukla tıkamak istiyorum. | Open Subtitles | أنا حقاً، حقاً اريد للزحف إلى قنينة من البينتو وفقط يُعرقلُ شراييني مع دجاج مقلي |
| Onun kanının damarlarımda dolaşması... hayatın kendisinden daha tatlıydı. | Open Subtitles | دمائها كنت تجري في شراييني اجمل من الحياة نفسها |
| O zaman atar damarlarım çil çil altınla tıkalı! | Open Subtitles | عندها شراييني قد انسدت بالذهب الأصفر |
| Kalp damarlarım konusunda beni sürekli ikaz edip duruyor. | Open Subtitles | حذرنـي بشأن حالة شراييني |
| Yanında beni de mi götüreceksin? Daha konuşurken damarlarım sertleşti. | Open Subtitles | لقد ضيقت شراييني ونحن نتكلم |
| Hayır,ben damarlarımı tıkayacak birşey istiyorum. | Open Subtitles | كلا أريد شيئاً يسد شراييني |
| Onun kanının damarlarımda dolaşması... hayatın kendisinden daha tatlıydı. | Open Subtitles | دمائها كنت تجري في شراييني اجمل من الحياة نفسها |
| Ama var, Jack'in kanı damarlarımda dolaşıyor. | Open Subtitles | أجل لكن حينما أحمل دماء " جاك " تتدفق في شراييني |