"شيء حقيقي" - Traduction Arabe en Turc

    • şey gerçek
        
    • gerçek bir şey
        
    • bir hakikat
        
    • şeyin gerçek
        
    • gerçek bir şeyler
        
    • gerçek birşey
        
    • gerçek şeyler
        
    • şey doğru
        
    • gerçek olmayan bir
        
    Ama burası bir lise. Hiç bir şey gerçek değil. Open Subtitles ،إننا فى مرحلة الثانوية العامة لا يوجد شيء حقيقي هنا
    Sanki bunların hiçbiri olmamış, sanki hiçbir şey gerçek değilmiş gibi. Open Subtitles كما لو ان شيئا من هذا لم يحدث فعلا كما لو انه لم يعد هناك شيء حقيقي
    Tanrı denen varlık hakkında çok gerçek bir şey var. Open Subtitles يوجد شيء حقيقي فعلاً عن ذلك الوجود المسمّى الإله
    "Her sahte eserde daima saklı bir hakikat vardır" demişsin. Open Subtitles قول: " هناك دائماً شيء حقيقي مخبأ في كل عمل مزور"
    Şunu söyleyeyim insanlar isterse bir şeyin gerçek olduğuna kendini inandırabilir. Open Subtitles أنافقطأقول.. يمكن للناس إقناعَ أنفسهم بأن أي شيء حقيقي إن أرادّوا هذا.
    Bu yüzden de gerçek bir şeyler yapmamayı tercih ediyorsun ki umuda tutunabilesin. Open Subtitles لذا ستتخلى عن فرصة الحصول على شيء حقيقي كي تتمكن من التمسّك بالأمل
    Ellerimde senin popon için gerçek birşey var. Open Subtitles حصلت على شيء حقيقي ل مؤخرتك في هذه الأيدي.
    Kendine hikâyeler anlatarak gerçek şeyler elde etmeye çalışmak tuzaktır. Open Subtitles محاولة الحصول على شيء حقيقي عن طريق إخبار قصصك للآخرين هو فخ
    Ama seninle hiçbir şey gizlemek için bir sebep yok. Her şey gerçek. Open Subtitles لكن معك, لا يوجد أي سبب لإخفاء أي شيء حقيقي
    Başından beri buradaydık. - Hasiktir. O zaman her şey gerçek. Open Subtitles اللعنة، إذن كل شيء حقيقي كنا جميعًا هنا من البداية،
    Diğer insanların gerçeği körü körüne aradığı yerde unutma ki hiçbir şey gerçek değildir. Open Subtitles عندما يتبع الرجال الآخرون الحقيقة بدون تفكير تذكر لا شيء حقيقي
    - Artık hiçbir şey gerçek değildi. Open Subtitles لم يكن شيء حقيقي بالمفهوم التقليدي
    Bugün olanlardan sonra, hiçbir şey gerçek değilmiş gibi geliyor. Open Subtitles فبعدما حصل اليوم، أشعر أن لا شيء حقيقي.
    Sana söyleyecek gerçek bir şey bulana kadar bana güvenmeni istiyorum. Open Subtitles أنا بحاجة لكم لعلى ثقة لي حتى ديك شيء حقيقي ان اقول لكم.
    Yine de o tapınakta gerçek bir şey olabilir. Open Subtitles نعم، لكن من الممكن أن يكون هنالك شيء حقيقي في ذلك المعبد
    Geçen sene yarım yamalak başladım, ama şimdi elimde gerçek bir şey var insanların bana teşekkür edeceği bir şey. Open Subtitles السنة الماضية، كنت أؤمن بالكاد لكن الآن شيء حقيقي بين يديّ شيء سيبعث البهجة في الناس
    "Her sahte eserde daima saklı bir hakikat vardır" Open Subtitles "هناك دائماً شيء حقيقي مخبأ في كل عمل مزور"
    "Her sahte eserde daima saklı bir hakikat vardır" Open Subtitles "هناك دائماً شيء حقيقي مخبأ في كل عمل مزور"
    Aslında hiçbir şeyin gerçek olmadığını,... ..ve her şeyin sadece bir köpeğin hayalinde var olduğunu düşünür. Open Subtitles يعتقد أنه لا يوجد شيء حقيقي على الإطلاق... وأن كل ما يحدث عبارة عن حلم كلب.
    Senin hiçbir şeyin gerçek değil. Open Subtitles لا شيء حقيقي عنكِ
    Ama onca yalanın altında bile gerçek bir şeyler vardı. Open Subtitles لكن تحت كل تلك الأكاذيب لقد كان هناك دائما شيء حقيقي
    Elinde gerçek birşey var zannettim. Open Subtitles إعتقدتُ بأنّك كَانَ عِنْدَكَ شيء حقيقي. ما؟
    Güzel, eğer bir şeyler yapmak istersen... demek istediğim... gerçek şeyler... yardımını kullanabiliriz. Open Subtitles حسنا، إن أردت عمل شيء... أعني... عمل شيء حقيقي...
    Her şey doğru. Open Subtitles كل شيء حقيقي
    Ama şu durumda ve gerçek olmayan bir şeyi gerçek haline getirme konusunda düşünürsek, iğneyi orada bırakacağım ve sahneden ineceğim. TED ولكني أعتقد أنه في هذا السياق ومع فكرة أخذ شيء زائف وتحويله الى شيء حقيقي, سأقوم بترك الإبره هنا, والخروج من خشبة المسرح.

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus