"شيء من هذا القبيل" - Traduction Arabe en Turc

    • Onun gibi bir şey
        
    • ona benzer bir şey
        
    • Böyle bir şeyi
        
    • Onun gibi birşey
        
    • başka bir şey
        
    • - Öyle bir şey
        
    • Öyle bir şey işte
        
    • buna benzer bir şey
        
    • böyle bir şey
        
    • bunun gibi bir şey
        
    • öyle bir şey
        
    İstismara maruz kalmış ya da Onun gibi bir şey. Open Subtitles هو كان من المُعتدِىِ عليهم أو شيء من هذا القبيل.
    Ben bir Midnight Cowboy ya da Onun gibi bir şey değilim. Open Subtitles أنا لست لا كاوبوي منتصف الليل أو أي شيء من هذا القبيل.
    Bir nakil olmak zorunda değil ya da Onun gibi bir şey, fakat... Open Subtitles ليس من الضروري أن تكون عملية زراعة عضو أو شيء من هذا القبيل
    Fakat düşünmek gerçekten çok basittir: Sadece mantıklı düşünme veya ona benzer bir şey. TED ولكن في الواقع التفكير بسيط جدًا: إنه مجرد نوع من الاستنتاج المنطقي أو شيء من هذا القبيل.
    Parmak izi ya da Onun gibi bir şey bulabilirsiniz. Open Subtitles وأكيد ستجدون بصمات أصابع أو أي شيء من هذا القبيل
    Muhtemelen sadece istasyonu değiştiriyor ya da Onun gibi bir şey yapıyordu. Open Subtitles ربما كان مُجرد تغيير المحطة أو شيء من هذا القبيل.
    - Aletine asıldığını ya Onun gibi bir şey yaptığını duydum. Bilmiyorum. Open Subtitles سمعت انه كان يستمني او شيء من هذا القبيل
    Onun gibi bir şey. Kalçasına bak, başına değil. Open Subtitles شيء من هذا القبيل راقبْ وروكَه ولَيسَ رأسه
    Aynı yerde bulunmuş olma ihtimalleri var mı? Konferans ya da Onun gibi bir şey? Open Subtitles أي فرصة أنهم سافروا لنفس الموقع ربما مؤتمر أو شيء من هذا القبيل ؟
    Doktor, avukat yada Onun gibi bir şey olmaktan bahsediyorum. Open Subtitles أنا أتحدث مثل طبيب أو محام أو شيء من هذا القبيل
    İlk yardım kursu mu aldın? Onun gibi bir şey işte. Open Subtitles هل اخذتي كورس اسعافات اولية شيء من هذا القبيل
    Her şeyi sanki bir çeşit önyargı ya da Onun gibi bir şey olarak gösterirler. Open Subtitles إنهنَ يحعلنَ كُلَ شي يبدو كنوع من التعصب أو شيء من هذا القبيل
    Onun gibi bir şey. Sen nereye başvurdun. Open Subtitles شيء من هذا القبيل , أين تود إكمال الدراسة ؟
    Şey kull..., ne dediğimi anlı... Lastik ya da Onun gibi bir şey. Open Subtitles استعملتي ، تعرفين ما أقصد مطاط أو شيء من هذا القبيل
    Margaret Böyle bir şeyi asla yapmadı. Open Subtitles لم تقم مارغريت بفعل أي شيء من هذا القبيل
    Sanırım ona imparator ya da Onun gibi birşey diyordu. Open Subtitles أظن أنه دعاه بالامبراطور أو شيء من هذا القبيل
    Bu çoban köpeği ya da başka bir şey. Haydi. Yavaşça dönelim. Open Subtitles أنه كلب مراعي أو شيء من هذا القبيل أسرع، استدر ببطيء ولنبتعد
    - Öyle bir şey. - Yani, şu anda boşta. Open Subtitles شيء من هذا القبيل اذا هي في حالة الطفرة شعورياً
    Birisi bulup getirmişmiş Öyle bir şey işte. Open Subtitles قال بأن أحدهم أعادها أو شيء من هذا القبيل
    Biriyle mi yattın veya buna benzer bir şey mi? Open Subtitles هل حصلتي على مخدر أو شيء من هذا القبيل ؟
    Bir dahaki sefere böyle bir şey yaparsan evden kovalanan sen olursun. Open Subtitles فى المرة القادة لو حاولت فعل .. اى شيء من هذا القبيل
    Bir müzisyen ve besteci olarak bu kelimeyi duyduğumda aklıma bunun gibi bir şey geliyor. TED وكموسيقية وملحنة، عندما أسمع هذه الكلمة، يتبادر إلى ذهني شيء من هذا القبيل.
    öyle bir şey yok. Sadece kendi alanının sınırlarını çizmeye çalışıyordu. Open Subtitles كلا، لا شيء من هذا القبيل لقد كان يحدّد منطقته فحسب

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus