| Fon aramaya başladık. Ancak pek çok soruyla karşılaştık. Kaç ev boyayacaktık, | TED | بدأنا البحث عن التمويل، ولكن بدلاَ من ذلك صادفتنا أسئلة، مثل: كم منزلًا ستقومون بطلائه؟ |
| Atlanta'dan çıkarken küçük bir problemle karşılaştık. | Open Subtitles | كنا نغادر أطلانطـا عندما صادفتنا مشكلة بسيطة. |
| Atlanta'dan çıkarken küçük bir problemle karşılaştık. | Open Subtitles | كنا نغادر أطلانطـا عندما صادفتنا مشكلة بسيطة. |
| Envanter bölümünde küçük bir sorun çıktı. Hallettim. | Open Subtitles | صادفتنا أزمة صغيرة بمكتب الجرد وقد تمّ حلها |
| İlk olarak Dr. Paul Ekman isimli bir beyefendinin 70'lerin başında yapmış olduğu kaydadeğer bazı araştırmaları ile karşılaştık. | TED | في البداية ، صادفتنا بعض الأبحاث المتميزة انجزت من قبل رجل مهذب يدعى الدكتور بول إكمان في بداية السبعينات . |
| Genellikle zorluklarla karşılaştık. Burada, kırsal alanlardan birinden geri dönüyoruz, laboratuvara 48 saat içinde götürmemiz gereken 200 kişiden alınmış numunemiz var. | TED | كثيراً ما صادفتنا عقبات، نحن قادمون هنا من من إحدى تلك المناطق النائية، مع عينات مأخوذة من 200 شخص كنا بحاجة إلى أن نعود إلى المختبر في غضون 48 ساعة. |
| Üzgünüm, geciktim. Birkaç problemle.... ...karşılaştık. | Open Subtitles | آسفة على تأخّري صادفتنا بعض... |
| Ama bir sorunla karşılaştık. | Open Subtitles | لكن صادفتنا مشكلة. |
| Azıcık sorunla karşılaştık. | Open Subtitles | صادفتنا مشكلة صغيرة |
| Bulacaktık ama sorun çıktı. | Open Subtitles | نحن كنّا سنعمل ذلك لكنّ صادفتنا مشكلة |
| - Biraz sorun çıktı. | Open Subtitles | صادفتنا بعض العراقيل |
| Küçük bir sorun çıktı. | Open Subtitles | صادفتنا مشكلة |