| Diyelim ki sana kamyon çarptı, kenarda yatmış ölüyorsun son bir şarkılık zamanın kaldı. | Open Subtitles | إن صدمتك شاحنة و كنت راقداً ممسكاً بهذه الآلة تحتضر و كان أمامك وقت لتغني أغنية واحدة |
| Tamam. Dur, az önce bir otobüs sana çarptı. | Open Subtitles | ــ حسناً ــ مهلاً، انتظر، صدمتك حتفلة للتوّ |
| Çünkü güya size çarpan araba sizin üzerinize kayıtlıymış. | Open Subtitles | لأن السيارة التى تزعم أنها صدمتك كانت تَخُصَّك |
| Bir dondurma kamyonu gelip çarpsa bile bir süre daha babaları olarak kalırsın. | Open Subtitles | ولو صدمتك عربة آيسكريم، فستظل والدهم لفترة من الزمن. |
| Sana 50 km hızla çarptım. Ölmüş olman gerekiyordu. | Open Subtitles | لقد صدمتك بسرعة 30 ميلاً في الساعة، كان يجب أن تكون ميتاً |
| Seni şaşırttım mı minik kuş? | Open Subtitles | هل صدمتك أيتها الحمامة؟ |
| Sana çarptığımda, ben de senin tatlı olduğunu düşünmüştüm. | Open Subtitles | أنا وجدتك وسيم كذلك، عندما صدمتك |
| Veya annem sana düşündüğümden daha sert çarpmış. | Open Subtitles | أو ربما صدمتك أمي بقوة أكثر مما ظننت |
| Travmanın üstesinden gelmek için itfaiyeci falan olman gerekmiyor muydu? | Open Subtitles | ألا يجدر بك أن تصبح مكافح حرائق أو ماشابه للتغلب على صدمتك بهذه الطريقة؟ |
| Sana çarptığıma yemin edebilirdim. | Open Subtitles | قسم أنني قد صدمتك |
| Çünkü size çarptığını söylediğiniz araba sizin üstünüze kayıtlı. | Open Subtitles | لأن السيارة التى تزعم أنها صدمتك كانت تَخُصَّك |
| Karma sana çarptı, bana değil. | Open Subtitles | العاقبة الاخلاقية صدمتك انت بالسياره . ليس انا |
| Sana bir otobüs çarptı ve Market Caddesi'nde kan kaybediyorsun diye düşünmüştüm haliyle. | Open Subtitles | من الطبيعي أن أفترض أن حافلة قد صدمتك وأنك تنزفين في "ماركت ستريت". |
| Vazo kafana fena çarptı galiba. | Open Subtitles | لابد أن هذه الزهرية قد صدمتك بقوة |
| Daha biraz önce bir ara çarptı sana. | Open Subtitles | -علي الذهاب إلى العمل لقد صدمتك سيارة للتو، اذهب إلى المستشفى |
| Ölmüş olmalıydın yani sana araba çarptı. | Open Subtitles | يجب أن تكوني ميته لقد صدمتك سياره |
| Her neyse, evli insanlar olarak, size çarpan arabayı gördük ve... plakasını unuttum. | Open Subtitles | على أية حال كأنسانين متزوجون لقد رأينا تلك السيارة التي صدمتك ثم لقد نسيت رقم اللوحة |
| Çünkü güya size çarpan araba sizin üzerinize kayıtlıymış. | Open Subtitles | لأن السيارة التي تزعم أنها صدمتك كانت تَخُصَّك! |
| Kamyon çarpsa da doğal neden sayılır. | Open Subtitles | حتى لو صدمتك شاحنة هي أسباب طبيعية |
| Bir ihtimal, diyelim ki sen gerçekten buradasın ve ben tamamen delirmedim ve gerçekten sana çarptım ve sen de yaralandın... | Open Subtitles | الفرصة متاحة كما تعلم بوجودك هنا وأنا لست مجنوناً تماماً وأنا صدمتك بالفعل وأنت مصاب |
| Afedersin, şaşırttım seni. | Open Subtitles | أوه، آسفة. لقد صدمتك. |
| Sana çarptığımda bu tişörtü giyiyordun. | Open Subtitles | كُنتِ ترتدين القميص عندما صدمتك |
| Bir araba çarpmış da bayılmışsın gibi anlatıyorsun. | Open Subtitles | تبدين كأن سيارة صدمتك و فقدت الوعي |
| Dr. Brennan sizce de kaçırılmanız sonrası oluşan Travmanın, sizi objektif davranmaktan alıkoyduğunu düşünmüyor musunuz? | Open Subtitles | (برينان) ألا تظنين أنّ صدمتك من كونك ضحية اختطاف تمنعك من أن تكوني موضوعية؟ |
| Sana çarptığıma yemin edebilirdim. | Open Subtitles | أقسم أنني صدمتك |
| Yarın sana bir otobüsün çarptığını varsayalım. | Open Subtitles | افترض أن حافلة صدمتك غداً نعم .. |