| Uğursuz bir sabah idmanda iken bir otobüs bana çarptı. | TED | حتى ذلك الصباح المصيري، و بينما كنت أركض، صدمتني حافلة. |
| Affedersin. Telefonunu kullanabilir miyim? Demin bana bir araba çarptı da. | Open Subtitles | أنا آسف، هل يمكنني استعمال هاتفك لقد صدمتني سيارة للتو |
| Fotoğraf çekmek için eğildim ve bir de bakmışım ki... Sanki kamyon çarpmış gibiydi. | Open Subtitles | انحنيتُ فقط لألتقط صورة، و بعدها فجأة و كأنّ شاحنةً صدمتني |
| Önce başıma vurdun, sonra da beni duvara çarptın, hatırladın mı? | Open Subtitles | لقد ضربتني على رأسي و صدمتني بالحائط، أنسيت؟ |
| - Bana çarpan sensin! - Aman Tanrım. Adamı çıkarın buradan. | Open Subtitles | انت التي صدمتني أوه , يا إلهي , أخرجوه من هنا |
| Mesela, bir kere bisikletli bir kıza çarptım. | Open Subtitles | مثل تلك المرّة التي صدمتني فيها تلك الفتاة بدرّاجتها |
| Ama biliyorsun ki, biraz önce bana araba çarptı ve kafam karışık. | Open Subtitles | ولكن صدمتني سيارة للتو وأنا مشوّش قليلاً الآن |
| Araba çarptı, iyiyim ateşten geçiyorum, bir şey olmuyor. | Open Subtitles | صدمتني سيارة وأنا بخير مشيت خلال النار وأنا بخير، ما الخطوة التالية ؟ |
| Bu parayı ilk kazandığımda, Karma bana arabayla çarptı. | Open Subtitles | أول مرة حصلت فيها على هذا المال بفضل القدر، صدمتني سيارة |
| Söylediğim gibi, ben yalnızca yürüyordum aniden ortaya çıkan bir araba bana çarptı. | Open Subtitles | كما قلت لك أنا كنت أمشي لوحدي عندها، فجأة، من غير المحتمل هذه السيارة صدمتني |
| Bir limuzin otoyolda bana çarptı ve yolun dışına sürükledi. | Open Subtitles | لقد كانت مجرد سياره صغيره صدمتني وازاحتني خارج الطريق |
| Kamyon çarpmış gibi hissediyorum. | Open Subtitles | أشعر وكأنَّ شاحنةً ما قد صدمتني |
| İki yudum limon likörüyle kendimi otobüs çarpmış gibi hissediyorum. | Open Subtitles | كأسين من اليمونسيلو -و أشعر بأن حافلة صدمتني. |
| Kamyon çarpmış gibiyim. | Open Subtitles | أشعر كأنني صدمتني شاحنة |
| Bana gitmem için el salladın, sonra da çarptın. | Open Subtitles | لوّحت لي كي أذهب وبعدها صدمتني. |
| Hastanedeyim çünkü sen bana arabanla çarptın. | Open Subtitles | انا هنا لأنك صدمتني بسيارتك |
| Çünkü bana çarpan arabanın sigorta şirketinin benim yaralanmamla ilgili problemi mi ne varmış | Open Subtitles | لأن شركة التأمين التي تغطي السيارة التي صدمتني لديهم مشكلة مع اصاباتي, أو ما شابه ذلك |
| Çünkü bana çarpan aracın sigorta şirketinin sakatlığımla ilgili sorunları varmış. | Open Subtitles | بسبب شركة التأمين التي تغطي السيارة التي صدمتني لديهم مشكلة مع إصاباتي |
| Dirseğinle yüzüme vurdun. | Open Subtitles | لقد صدمتني بكوعك فى وجهي |
| Üç farklı araba ve sayısız votka şişesi çarptım. | Open Subtitles | صدمتني 3 سيارات وعدد لا يحصى من علب الفودكا |
| Evet Sam ve Dean'in yaptıklarını görünce şaşırdım. | Open Subtitles | نعم، في البداية، صدمتني طريقة عمل (سام) و(دين). |
| Bana araba çarptığından beri, bir türlü kurtulamadığım bu ağrıyla ilgili. | Open Subtitles | هذا حول الألم الذي أعاني منه كلّ يوم من أن صدمتني السيارة |
| Bana lisedeyken araba çarpmıştı, yani çalışmam gerekmiyor. | Open Subtitles | صدمتني سيارة عندما كنت بالثانوية لذلك لا يتوجب علي أن أعمل |
| Bana arabanla çarpmıştın da bütün yaz dizlik takmak zorunda kalmıştım. | Open Subtitles | لقد صدمتني بسيارتك واضطررت لارتداء دعامة لقدمي طوال الصيف |